![]() |
| 27 Eylül 2020 İstanbul semaları |
Yıl sonu ve yeni yıl yazılarını yazmaya bir türlü elim varmadı. Geçen yıl beni gerçekten mutlu eden ve bir gün hayatımın akışı son bulmadan gerçek olur mu acaba diye merak edip pek umut etmeden dilediğim bir iki güzel şey oldu bu yüzden tamamen karanlık sayamıyorum kendi adıma. O kadar beklemiyordum ki hatta gerçekleştiğinde şaka falan sandım, inanmadım. Düşündükçe gülümserim hep bunu artık. Ama toplum ve dünya için gerçekten berbat bir yıldı. Epey şey yaşadık hem kişisel hayatlarımızda hem sosyal hayatlarımızda hem de dünya yaşamı açısından. Bazen düşünüyorum da şimdi geçmişe bakıp da orta çağ, karanlık çağ, veba yılları, savaş yılları diye hakkında konuştuğumuz o büyük karanlık dönemleri yaşayan insanlar, o anda, o olayların içindeyken "Ha bitti bitecek, yarın daha güzel olacak, bir yıla kalmaz kurtuluruz" demişler midir bizim gibi diye. Sanırım onlar da hep yarını daha güzel hayal etmiştir. İşte böyle düşününce karanlık bir eşiğin ortasında mı duruyoruz acaba diye endişeleniyorum. Çünkü arkeoloji okurken tarihe dokundukça gördüğüm bir şey var ki insanlar pek de değişmemiş ve büyük tarihi olaylar biraz şekil değiştirerek birbirini hep tekrar etmiş. Çünkü kendimizi tüm hayvanlar içinde zeki konumunda bulsak da aptalız. Akıllanmıyoruz toplumsal olarak. Pandemi iki aya biter, üç aya biter, bir yıla biter dedikçe insanların kontrol edilemez keyfe keder davranışları, bencillikleri ve umarsızlıkları yüzünden sandığımızdan daha uzun sürebilir bu süreç..
Eh tabi bu düşüncelere kapılmıyorum. Sadece, geçmişteki olayları düşününce, o insanların gözünden bakmayı deneyince her şey karışıyor bir an için. Tabi ki umutluyum. Baharda güzel şeyler olacağına inanıyorum. Aslında inanmaktan ziyade istiyorum bunu. Hayat bana hep beklemediğim anlarda mucizeler gönderiyor. Bunun bu sefer de öyle olacağına inanıyorum ve bu kez sadece beni değil toplumu ilgilendiriyor. Yeni yılda, çiçek zamanında dışarıda güneşe sırtımı verip rüzgarla kavga edip limonata içip sohbet etmek istiyorum. Gezmek istediğim yerlere gidebilmek istiyorum. İnsanların bencillikten uzaklaşmasını, hoşgörülü, anlayışlı olmasını istiyorum. Ülkemizin iflastan kurtulmasını ve refaha kavuşmamızı ve kimsenin yoksulluk, açlık çekmemesini istiyorum. Bilime kendini adamış ve her zaman mantıklı olana, her zaman toplumun faydası olana ulaşmayı hedefleyen yöneticiler ve toplum istiyorum. Cehaletin kalmadığı aydın bir toplum istiyorum. Adalet peşinde koşmamızı gerektirmeyecek bir adalet sistemi istiyorum. Yaptığı hizmetleri sanki lütufmuş gibi insanların aklı ve duygularıyla oynamak için kullanmayan yöneticiler istiyorum.
Bencillik ve ego, özgürlük ve güçlü kişilikten ayrı kavramlardır. Hepsi apayrı ve sınırları olan kavramlar. Bunları birbirine karıştırmak ve kendi içlerinde de yanlış anlamlar yükleyip saçmalamak çok büyük hata. Ellerindekinin kıymetini bilmeyen insanlar görüyorum, kişisel hırsları yüzünden etrafını kırıp geçiren insanlar görüyorum, sorumluluğunu başkalarının üzerine yıkıp ondan fayda sağlamaya çalışan insanlar görüyorum... Ve onları kendilerinden başka hiçbir sözün veya davranışın aydınlığa ve huzura kavuşturamayacağını görünce üzülüyorum çünkü kendilerinin farkına varamıyorlar bile. Üstelik sadece kendilerine değil çevrelerine karşı da yıkıcı ve yıpratıcılar. Umarım bu yıl her şey ve herkes için daha iyi bir yıl olur.
Hayatımda içlerindeki ışıkla yüreğimi aydınlatan ve kendi içimdeki ışığın sönmemesi için attığım adımlarda yanımda olmayı başarıp beni hep gülümseten insanlar iyi ki varlar. Umarım ben de onlara ışık olmayı başarır ve onların benim için anlamlı olduğu kadar onlara anlamlı olmaya devam edebilirim ve yüreklerinden hiç eksilmem. Bu da her yıl tekrar ettiğim dileklerimden birisi.
Yine neşeli şeyler yazmayı amaçlayıp bir o konuya bir bu konuya atlayıp sonunda da duygu seline bağladığıma göree yazıyı sonlandırsam iyi olur :) Birbirinizi kırmayın. Sevdiğiniz insanlara sevginizi belli edin. Hatta söyleyin. İhmal etmeyin, kalp kırmayın. Bir insanla iletişim kurarken ilgisiz düşüncesiz olmayın dinlemesini bilin. Sizden küçüklere doğruları gösterirken onların dilinden konuşmasını bilin. Sizden büyüklere saygınızı kaybetmeyin. Yüzünüzü her gün gökyüzüne çevirin. Daha bir sürü şey sayabilirim bu şekilde ama en önemlisi neşenizi kaybetmeyin.
Ve önemli bir konudan da bahsetmek istiyordum ama onu ikinci bir yazıya alsam daha iyi olacak artık. Çünkü kadınların güvenliğiyle ilgili önemli bir husus. Görüşmek üzere. Hepinize iyi yıllar dilerim <3
S..





