8 Mayıs 2012 Salı

~ BlogStar Seçmeleri ~

Blog Star


  Severek takip ettiğim blogger arkadaşlarımdan Dayatılanla Yaşayan Bloglar arası dostluğu arttırmak ve farklı blogların keşfedilmesini sağlamak amacıyla enteresan, keyifli ve farklı bir blog anketi tasarlamış ve blogunda bir BlogStar seçmesi düzenlemiş. Kategoriler de öyle bilindik türden değil hani, bence böyle gerçekten adil ve mantıklı olmuş, çok hoş :) Ziyaret ettiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Seçmeye katılmak ve oy vermek için Dayatmalarda Kayboluş bloguna gidip sol üst köşede yer alan BlogStar afişine tıklamanız ve seçtiklerinizi yorum olarak belirtmeniz gerekiyor. Oylarınızı 10 üzerinden veriyorsunuz detaylar için Tık Tık ^^ ~Dayatmalarda Kayboluş Blog~

  Bu güzel ve eğlenceli ankete davetlisiniz efendim. Ve ayrıca isterseniz bu anketi kendi blogunuzda duyurabilir ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz^^

  Hmm.. Bu konuda bana fazla söz düşmez sanırım o nedenle vakit kaybetmeden anketle ilgili  makaleyi inceleseniz iyi olur :)

  Kendi seçimlerinizi blogunuzda yayınlamak gibi bir zorunluluğunuz yok fakat isteyenler bunu da yapabilirler. Ben açıklamak istemiyorum. Zaten belli başlı okuduğum ve takip ettiğim bloglar var herkes kimlere oy vereceğimi tahmin edebilir.

  ;) ahahaa bu arada bana da oy vermeyi unutmayın sakın :P şaka şaka^^

  Dayatılanla Yaşayan'a Bu güzel etkinliği düzenlediği için teşekkürlerimi sunarım..

  Herkese neşeli, eğlenceli ve gerçekten dostane blog kardeşliği dilerim..

  Şimdi gidip ben de oylarımı vermeliyim :)

2 Mayıs 2012 Çarşamba

~ Karanlık Çöküyor ~

Efsane, Hüma Kuşu, Mitolojik yaratık,


Zamanı geri çevirebilir misin?
Unuttuklarımı bana geri verebilir misin?
Dikenlerle kaplı yarayı
iyileştirebilir misin?

Kaybettiklerimi bulabilir misin?
Acıyı dindirebilir misin?
Ölümü durdurabilir misin?

Her şeyden önce..

İhtiyacım olduğunda neredesin?
Hani bir sorun olduğunda
Sen hep orada olacaktın ya
Şimdi ne değişti söyler misin?

Gri bulutlarda balıklar yüzüyor.
Günebakanlar güneşi özlüyor.
Hüma Kuşu ağlıyor.
Kafdağı yerle bir olmuş.

Zaman geçiyor..
Kaybediyorum..
Unutuyorum..
Ölüyorum..
Karanlık çöküyor üzerime..

Şimdi..

Bana yardım edebilir misin?


İki saniye gözlerimi dinlendireyim demiştim rüya bile gördüm de hatırlamıyorum :)
Uyanırken bunları söylüyordum unutmadan yazayım dedim^^

~Sessizgemi~

26 Nisan 2012 Perşembe

~Mahzen Bölüm 7~


Öneri: Bu hikâyeyi okuduktan sonra, karanlıkta arkanızı kollayın…
Esin kaynağı: Bir rüya :)
Mahzen
Bölüm 7:


~Okurken Dinle~
BigFishGames Oyunlarından Seçmeler.mp3


Bıçakçı’nın çevresinde gördüğüm karanlık titreşimlerin bir benzerini şimdi onun çevresinde de görebiliyordum. Daha önce gördüğümün aksine gümüş renginde olan bu titreşimler aynı zamanda ondan bin kat daha güçlüydü. Onu engelleyemememin sebebinin bu titreşimler olduğundan emindim. Çevresindeki dalgalanma canlı bir yaratık gibi beni yutmak istiyordu, bu nedenle sıkıca tutmuş olduğum bileğini sanki beni sokan bir yılanmış gibi aniden bırakmış ve birkaç adım gerilemiştim. Çığlığı gittikçe tizleşen Storm’un gözlerinden birer damla yaş toprağa düştüğü anda, çıkan kristalimsi sesle birlikte, sanki bir filmi yavaş çekimde izliyormuşum gibi birkaç saniye için her şeyi algılamaya başladım.

25 Nisan 2012 Çarşamba

~Mahzen Bölüm 6~


Öneri: Bu hikâyeyi okuduktan sonra, karanlıkta arkanızı kollayın…
Esin kaynağı: Bir rüya :)
Mahzen
Bölüm 6:

Sacred Classic_Plus -Main Menu Theme Song

“Nasıl? Ne gibi bir büyü, bir şeyin ardında hiçbir iz bırakmadan yok olmasını sağlayabilir? Burada böyle tuhaf şeylerin olduğunu duymuştum fakat hepsinin kulaktan dolma söylentiler olduğunu düşünüyordum. Bu yaptığın büyüden de öte bir şey! Sen nesin böyle? Normal bir insan ya da sıradan bir büyücü olmadığın kesin. Sende farklı bir şeyler olduğunu sezinliyordum lakin bu kadarını beklemiyordum. Bu, daha önce karşılaştığım büyücülerin hiç birinin hayalinde bile var olamazdı.
Sen nasıl bir yaratıksın ha? Hiçbir iz bırakmadan kaybolan şeyler… Buna benzer şeyler yalnızca ‘Zaman Lordları’ ile alakalı küf kokulu hikâyelerde anlatılırdı. Yoksa sen… Yo hayır, o olman imkânsız! Bunun için fazla gençsin. Çok fazla güce sahipsin ama bunun yanında bilgelikten eser yok! Tabi bazı şeyler görünenin tam aksi olabilir ve bazı şeyler de göründüğü gibi olmak zorunda olabilir. Lakin yine de o olman mümkün değil zira Yıldızların arasında sıradan bir insana yer yok...” Şaşkınca kafasını sallarken ağzı bir karış açık halde, bir kulağımdan girip diğerinden çıkan anlam veremediğim bir ton şey zırvalayan ve hayal kırıklığının en ağırını yansıtan simsiyah gözlerinin ardındaki merakı gizlemeye çalışan Bıçakçı, başının bir metre kadar yukarısında füzyon reaktörü kadar hızlı dönen altın nesnenin farkında bile değildi.