Duyuru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duyuru etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2020 Cumartesi

Ortak Öykümüz


  Heeyoo! Hep beraber emek verip bu yaşa getirdiğimiz Masal'ın Masalı devam ediyoor :) Yeni yıl için ilk yazım ne olsun diye düşünürken bu konuda bir güncelleme yazısı yazayım dedim :) Sınavlara çalıştığım için her zaman burada olamıyorum bu yüzden son iki bölümü de gecikmeli okudum ama elimden geldiğince blogda olmaya devam edeceğim, bana sınavlar için şans dileyiiin :)

  Şimdiye dek: Ben, Deepsi, Manxcat Kuyruksuz Kedi, Ebrar Perili Ev, Ebemkuşağı, Fatoş Gider iken, Kaystros Tyrha, Sevdiğim Günlük, Farklı Diyarlar, Akela, Berlin Berlin, Aden Siyah Su Zambakları, Hayata Dair ilk 13 bölümle 2019'a veda edip sezon arası vermiştik :) Yeni yıl ile birlikte ikinci sezonun ilk bölümü yani 14. bölümümüz Deepsi'den ve hemen ardından da bir sonraki bölüm Ebemkuşağı'ndan geldi. Yeni sezona hızlı bir başlangıç yapan hikayemiz tüm heyecanıyla devam ediyor. Bölümlerin tamamına yukarıdaki sayfa başlığından ulaşabilirsiniz ve ayrıca hikayemizi okudukça bölümlerin sahiplerine ışınlanıp tatlı yorumlarınızı bırakarak ponçik kalplerimize dokunabilirsiniz :)

  Hikayemize katılmak isteyenler Deepsi ve bana söyleyebilirsiniz. Yazmak istiyorum demeniz yeterli olacaktır. Daha önce yazan arkadaşlarımız da istedikleri zaman tekrar katılabilirler. Şimdi sıradaki iki bölümü Fatoş ve Ebrar yazacaklar sonrası şuan belli değil. Katılanlar oldukça deepsi ve ben güncellemeler yapacağız :)

  İlk sezonda Masal ve Köpük değişik maceralara atıldı aklımıza gelmeyecek tuhaf olaylarla karşılaştılar. Yeni sezonda kameralar tekrar kasabaya döndü ve ailesinin onun için endişelendiğini ve bir arama kurtarma çalışması başlattıklarını öğrendik. Şimdi tüm kasaba bizim minikleri arıyor. Hikayenin gerisinde gölgeler içinde kalan cadılar, Yabancı ve daha bir çok şey var. Bakalım onlar ortaya tekrar nasıl çıkacaklar ve olaylar nereye varacak. Hepimiz sonunu bilmediğimiz öykümüzü merakla takip ediyoruz. Hepimizin hayal gücüne sağlık :)

  S..

5 Aralık 2019 Perşembe

Kadın Kanunu 6284


  Son zamanlarda ülkemizde şiddet içeren korkunç olaylar öne çıktı. Kadına şiddet, çocuğa şiddet, hayvanlara şiddet, yaşlılara, hastalara, engellilere şiddet, öğretmene doktora vs şiddet... Haklarını bilemeyenler var, onları görüp susanlar var, haklarını bilse de kendini savunamayanlar var. Adalet ve güvenlik sistemi yeterince iyi değil, iyi olması için sorgulamalıyız susmamalıyız ve üzerimize düşen vatandaşlık görevlerimizi bilip toplumumuz için, ülkemiz ve ailemiz için elimizden geleni yapmalıyız.

  Son yıllarda korkunç bir ülke haline geldik. Biz eskiden sokakta tanımadığımız insanlara bile günaydın diyen, gördüğü her esnafa ve bir işle uğraşan insana kolaylıklar dileyen, tanımasak da karşımızdaki yüze gülümseyen bir toplumduk. Şimdi yolda birinin gözlerinin içine bakmaya korkuyoruz. Birine gülümsemeye korkuyoruz. Tanımadığımız birine gülümsesek günaydın desek kolay gelsin desek ya da en basitinden iki saniye baka kalsak önce yanlış anlaşılır mıyız korkutur muyuz diye korkuyoruz sonra da kendimiz için korkuyoruz. Birisi bize iki saniye fazla baksa ya da gülümsese bu insandan zarar gelir mi diye kafamızda tartıyoruz her şeyi. Çünkü birçok kötü olaya şahit olduk. Duyduk. Okuduk... Dayak yiyen, öldürülen, ciddi travmalar atlatan, uzun yıllar hem fiziksel hem de psikolojik şiddet gören bir çok insanın yaşadıklarını içimiz yanarak öğreniyoruz. Çoğunlukla da biz öğrendikten sonra iş işten geçmiş oluyor. Bütün bu olaylar olurken insanlık neredeydi duymadı mı görmedi mi neden sustu diyoruz. Nerede bu insanlık kim aldı götürdü onu bizden.. Bu olaylar bir daha yaşanmasın, iyi, güvenli ve gülümseyen bir toplum olalım istiyoruz.

  Bu konuda ciddi bir şeyler yapmanın zamanı geldi geçiyor bile. Yapılacak ilk şeyin çocukları büyütürken sevgi ile büyütmek, ahlaki değerleri iyi bir şekilde öğretmek ve kendi haklarıyla beraber başkalarının haklarını da öğreterek bilinçli ve duyarlı şekilde yetiştirmek olduğunu düşünüyorum. Kendimiz de bilinçlenmeliyiz, "kendimi ve çevremi daha sonra da toplumu daha iyi hale nasıl getirebilirim?" diye kendimize sormalı ve bu yönde gelişebilmek için elimizden geleni yapmalıyız.

  Başlangıç olarak 6284 sayılı kanun hakkında bilgilenmeli ve çevremizi de bilinçlendirmeliyiz. Yukarıdaki poster neler yapılabileceği hakkında çok güzel özet sunmuş ve nerelere başvurulabileceği hakkında bilgi vermiş. Bu poster daha çok paylaşılıp yayılmalı bu konularda daha çok yazılar yazılmalı, konuşmalar yapılmalı diye düşünüyorum.

Şiddet gören kadınlar kendileri başvuru yapmaya veya bu konu hakkında konuşmaya korkabilirler. Onların böyle bir durum yaşadığını biliyor veya şüpheleniyorsak bu konuda bir şeyler yapmalı ve sessiz kalmamalıyız.

İnsan hakları konusunda, hayvan hakları konusunda, engelli hakları konusunda da daha çok farkındalık yaratmaya çalışmalıyız. Bize verilen ve doğuştan sahip olduğumuz hakların farkında olup bu konuda bilgisi olmayanları da aydınlatmalıyız. İnsanca yaşama hakkı hepimizin doğuştan sahip olduğu bir hak ve bunu kimse elimizden alamaz.

Çok hatırlamıyorum ama eskiden evlerde nüfus sayımı olurdu hanelerde kişileri sayarlardı, sonra seçimlerde de kapı kapı dolaşıp bir şeyler anlatıyorlar ya, bence bu tür konular için de haneler dolaşılmalı, insanlara bu konular anlatılmalı. Ücretsiz seminerler eğitimler olmalı belki de vardır da ben duymadım yani. Varsa da daha çok olsun demek ki yetmiyor.

  Bir de bu poster sokaklara her yerlere asılsa ne iyi olur diye düşündüm. Kadın hakları çocuk hakları, engelli hakları, hayvan hakları, yani bütün bunlar daha çok anlatılmalı okullarda da sadece belli haftalarda veya olaylarda değil de sürekli bu konular konuşulmalı.

  Bir de insanlar başkasının yaşadığı olaya kafasını çevirip bakmıyor, aile içindeki işe karışılmaz bilmem ne diye düşünüyorlar, kimse müdahale etmiyor veya korkuyorlar bir şey demeye yapmaya. Böyle olmaması lazım, kimse susmasın, insan olarak zorda olan bir insanı müdafaa etmenin en baştaki görevimiz olduğunu düşünüyorum.

  S..

10 Ağustos 2018 Cuma

Farkındalık


  Duyuruyu deep çingudan olduğu gibi alıntılayacağım çünkü o çok güzel anlatmış :)

  :

  Duyanlar vardır, bir süre önce, müzik tarihinin The Beatles ile birlikte en önemli iki müzik grubundan biri olan The Pink Floyd'un gitaristi, şarkı sözü yazarı, hüzünlü bestecisi, yaralı ruhu Roger Waters güzel bir davranışta bulunmuştu.

En güzel Floyd ve Waters şarkılarından biri olan Another Brick in the Wall ( sadece duvarda bir tuğlasın) adlı efsane şarkısını bir Türk vakfına hediye etmişti, iki yıllığına. İzev'e. İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı). Bu şarkı bizim müzisyenler tarafından seslendirildi. Bu şarkı 10 milyon kez dinlenirse zihinsel engelliler için bir yaşam köyü kurulacak.

Şimdilik 2.5 milyon civarı dinleme oldu. Kötü tabii. Daha çok izlenmeli. Bunun için de duyurulmalı. Bunu bir mim gibi görelim. Bu videoyu duyuralım. herkes dinlesin ve çoğalsın sayı.

Bu güzelim önemli yazıyı biricik Mermaid düşündü. Eh, küçük deniz kızı, en sevdiğim çizgi filmdir, gelmiş geçmiş. Ondan sonra da Nemo geliyor tabii. Arielle de bayılırım.

Mermaid'in yazısının linkini veriyorum. Yazısını okuyun, şarkıyı dinleyin, isterseniz blogunuzda paylaşın. Zihinsel engelli arkadaşlarımız için küçük de olsa bir katkımız olsun.


http://mermaidinyolculugu.blogspot.com/2018/08/mim-farkndalk-yklmak-zorunda-olan.html

:

İşte böyleee :) Şimdi izlemeniz için videoyu da ekliyorum.


8 Kasım 2014 Cumartesi

:)


  Çingular, çakıltaşlarım ve canım blog komşularım..

  Güzel bir haberi paylaşmak istiyorum sizlerle. Aslında geç bile kaldım söylemekte. 8-16 Kasım 2014 tarihinde gerçekleşen 33. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'na Kafekültür Yayıncılık ilk kez bu sene katılıyor.. Bu heyecanı sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum :)

  10. Salon 105B nolu standımıza gelip heyecanımızı paylaşın :)

  Etkinlikle ilgili daha fazla bilgiye buradan..
  Ve  yerleşim planına da buradan ulaşabilirsiniz.

 
  Kocaman sevgiler :)

  S..

8 Mayıs 2012 Salı

~ BlogStar Seçmeleri ~

Blog Star


  Severek takip ettiğim blogger arkadaşlarımdan Dayatılanla Yaşayan Bloglar arası dostluğu arttırmak ve farklı blogların keşfedilmesini sağlamak amacıyla enteresan, keyifli ve farklı bir blog anketi tasarlamış ve blogunda bir BlogStar seçmesi düzenlemiş. Kategoriler de öyle bilindik türden değil hani, bence böyle gerçekten adil ve mantıklı olmuş, çok hoş :) Ziyaret ettiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Seçmeye katılmak ve oy vermek için Dayatmalarda Kayboluş bloguna gidip sol üst köşede yer alan BlogStar afişine tıklamanız ve seçtiklerinizi yorum olarak belirtmeniz gerekiyor. Oylarınızı 10 üzerinden veriyorsunuz detaylar için Tık Tık ^^ ~Dayatmalarda Kayboluş Blog~

  Bu güzel ve eğlenceli ankete davetlisiniz efendim. Ve ayrıca isterseniz bu anketi kendi blogunuzda duyurabilir ve daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz^^

  Hmm.. Bu konuda bana fazla söz düşmez sanırım o nedenle vakit kaybetmeden anketle ilgili  makaleyi inceleseniz iyi olur :)

  Kendi seçimlerinizi blogunuzda yayınlamak gibi bir zorunluluğunuz yok fakat isteyenler bunu da yapabilirler. Ben açıklamak istemiyorum. Zaten belli başlı okuduğum ve takip ettiğim bloglar var herkes kimlere oy vereceğimi tahmin edebilir.

  ;) ahahaa bu arada bana da oy vermeyi unutmayın sakın :P şaka şaka^^

  Dayatılanla Yaşayan'a Bu güzel etkinliği düzenlediği için teşekkürlerimi sunarım..

  Herkese neşeli, eğlenceli ve gerçekten dostane blog kardeşliği dilerim..

  Şimdi gidip ben de oylarımı vermeliyim :)