K-Pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
K-Pop etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2022 Perşembe

Still Life

Pek çok bahar kışa dönüşürken ve kar taneleri içinde hala biraz sıcaklık bulunabilirken, gençliğimiz kısa ömürlü çiçekler gibi yaprak dökerken yine de gökyüzünde bir parça mavi ve umut kalmışken.. günlerin getirdiği koşuşturmaya rağmen bir çay içimlik anda herkese selamlar canım blog ailesi. Umarım hepiniz iyisinizdir. Buraya özlemle beklenen bir parça umut bırakmak istedim. Yeniden doğuşları benim için de erken doğum günü hediyesi gibi oldu. Bigbang her şeye rağmen yine muhteşem yine Bigbang <3 



5 Ağustos 2017 Cumartesi

Denizanası, Martı ve Kaplumbağa


  "Kendini düşüyormuş gibi hissettiğinde gözlerini kapat. Son ses müzik dinlerken bağıra bağıra eşlik et. Bırak sesini duyanlar ne düşünürse düşünsün. Hepsi geçecek. Saatlerin durduğu bir anda. Belki de biraz daha erken bir mucize gerçekleşir ve bu dramanın sonu değişir. Bağırarak şarkı söylemen bittiğinde de katıla katıla gül. Kahkaha at. Çünkü bu saçma sapan komik bir film ve senaryoyu bir deli yazıyor. Gülmen şart. Çünkü bir kez gözyaşı dökersen kabusların çocuğu kuzgunlar peşini bırakmaz. İşte o zaman gerçekten kaybedersin. Ruhunu iyice sakla ve gülümsemeye devam et kaplumbağa. İşte böyle. Her şey geçecek nasılsa bir şekilde. Sonunda iyi olacaksın."

  Kaplumbağa okyanusun kalbinde yüzerken denizanası onun yakasına yapışıp sarf etti bu sözleri. Sonra da geldiği karanlığın içinde tekrar kayboldu. Kaplumbağa hiçbir şey anlamamıştı. Yüzmeye devam etti ve gülümsedi. Akıntı da bu gün ne güçlüydü böyle. Biraz yüzeye çıkıp nefes almalı ve güneşle ısınmalıydı. Böylece martıyla beraber şarkı söylerlerdi. Yolculuk öyle daha keyifliydi.

Bu ne biçim son? Ben de bilmiyorum sorma blog.


Bonus1: My Chemical Romance - Famous Last Words: Yazar bir kaşını kaldırıp gözlerini üzerinize dikerek bunu dinleyin diyor burada.



Bonus2: Nell - The Day Before: Klibi anlamak için paylaşan kişinin yaptığı açıklamayı buraya eklemeye karar verdim Elysium Taro tarafından paylaşıldı: "Öncelikle oyuncular: Lee MinKi (Flower boy band'den tanırsınız belki) ve Song JaeRim (Flower boy ramyun shop'tan tanıyabilirsiniz)
Video intihar etmiş olan ve intihar mektubu olarak bir video bırakan Minki hakkında. Arkadaşı (JaeRim) videoyu izliyor ve kamerayı kurarak ölüm sahnesini tekrar canlandırıyor. Kendisini sahneye, Minki'nin karşısında oturuyormuş gibi yerleştiriyor. Videoyu dinliyor ve zihninden Minki ile konuşuyor yada videoda söylediği şeylere cevap veriyor. Sanırım Minki'nin neden intihar ettiğini anlamaya çalışıyor ve daha fazla şey yapabilmiş olmayı diliyor. Son sahnelerde gördüğünüz (yada göreceğiniz gibi) Minki gerçekte orada değil, o sadece bir video. Bu arada ekleyeyim, Minki'nin cam bir şişeden çayına (veya kahvesine) döktüğü sıvı da zehir oluyor."



S..

3 Ağustos 2017 Perşembe

Biraz Mola ve Müzik

bigbang, kpop,
Bu şey değil mi? Benim bir konu üzerinde çalışırkenki halim :D

  Kulaklığınızı takın. Sesi sonuna dek açın. Ve dinleyin. İsterseniz alt yazıdan Türkçesini okuyabilirsiniz de. Fakat bir de gözleriniz kapalı dinleyin. İnsan kendini başka bir dünyada gibi hissediyor. Nell kendinde farklı ruhlar barındıran nadir gruplardan.

"Bir şey boğucu hissettiriyor.
Soluk alsam bile
nefes alamıyorum 
nefessiz kalıyorum...
Neden her şey çok karmaşık?
....
Hadi, her şeyi unutalım"

Bir yerden bir yere varmaya çalışırken kalbimizin atışını duymayız. Onun nasıl da çırpındığının farkına varmadan geçer günler ve geceler. Nedir bu koşuşturmaca? Nasıl olur da kendi çığlığımızı bile işitmez hale geliriz? Her gün ne olduğunu çözemediğimiz bir baskı altında olan ruhumuz onu görmeyi başaramadığımız her geçen an biraz daha yok olur. En sonunda kendi karanlığında gezinen ruhsuz varlıklar oluruz. Çöldeki kumların arasında nereye gittiğimizi bilmeden yürüyüp duruyoruz. Bazen durup bir mola vermek gerek. Çevremizde dönüp duran kaosu kendi haline öylece bırakmalı kimi zaman. Güneşin gücünden habersiz ışığı altında küçük bir gölgede oturup gözlerimizi kapatmalı ve orada ruhumuzu bulup onu görmeliyiz. Kalbimizin sesini yeniden duyup onu kurtarmalıyız. O zaman daima zihnimizi kuşatan soruların cevaplarını da sonunda bulabilmemiz mümkün olur. Hey, nerede olduğumuzun bir önemi yok. Hadi kısa bir süre her şeyi unutalım. Ve nefes alalım. İşte yaşamak bu... Var olmak karmaşık bir şey...

(Nell - Vain Hope)


T.O.P

T.O.P, Choi Seung Hyun

  Biz VIP'ler ve eminim pek çok başka fandom olayları az çok takip ediyoruz ve olanlar için hepimiz üzgünüz. Evet biz de öfkelendik takip ettiğimiz sevdiğimiz bir idolün bu şekilde bir skandala bulaşıp bununla gündeme gelmesine ama hey adam az daha ölüyordu. Ve hatasının farkında bir şekilde kendine gelir gelmez herkesten başını eğerek özür diledi. Suçunu kabul etti ve cezasını çekip yeni bir yürekle yeni bir başlangıç yapmak istediğini belirtti. Yüzündeki ifade nasıl kederle dolu olduğunu gösteriyordu. Bu süreç onu resmen çökertmiş. Bigbang gerçekten Kore'de en başarılı birkaç gruptan biri hatta bana kalırsa en iyisi. O kadar çok seviliyor ve o kadar kaliteli müzik yapıyorlar ki haliyle pek çok göz üzerilerine çevrilmiş durumda. Başarıyla parladıkça düşmanları da artıyor. Bu baskı ve sürekli yapılan eleştiriler insanları içinden çıkılmaz bir depresyona sürüklüyor. Onun başına gelenler de bu şekilde başlamış olmalı. T.O.P hakkında yapılan birkaç yorumu okuyunca dehşete kapılmamak elde değil. Neden yaşıyor diye sorgulayandan tutun ağza alınmaz hakaretler eden ve iyileşmeyerek ölmesini dileyenler bile vardı. Zaten ruh hali dibe vurmuş bir insan olarak hakkında yapılan bu eleştirileri umarım şimdilik okumuyordur diyorum ama Kore'de bu mümkün değil.

Dilerim bir an önce toparlanır ve bir daha böyle bir şey yaşamaz. Grubun diğer üyeleri için de aynı şeyi diliyorum. Umarım onları yine bir arada görürüz. Şu insanların onlara eşlik ederken yükselen çığlıklarını bir dinleyin. Harika bir şey bu... Biz dans etmekten utanan ve sert bakışlarının altında bir çocuk gülümsemesi saklayan seni tekrar iyi bir şekilde karşımızda görmek istiyoruz Bay Choi.. 강해 져야! 힘내!




S..

14 Kasım 2013 Perşembe

Ringa Linga Baby :)


  Şimdi defterimin başında olmam lazım aslında ama dayanamadım bahsetmezsem içimde kalacak :) BigBang'in harikalarından Taeyang'ın dönüşü muhteşem oldu! 2010'da çıkan Solar albümünden sonra ne single ne de albüm çıkarmıştı. Geçen yaz yeni bir albüm hazırlığı olduğu söylentileri dolaşmaya başlamıştı ama YG fanlara işkence etmeyi seviyor işte, bekle bekle VIP, bekle hep bekle.. Neyse beklediğimize değdi çingu, Ringa Linga harika olmuş, ba-yıl-dım!

  Bigbang'in her bir üyesinin işi cidden zor. Kaliteli işler yapıyorlar gerçekten kaliteli ve her seferinde bunu daha da arttırıyorlar. Harika bir albümden sonra gelecek albüm her zaman tehlikelidir, insanlar hep daha iyisini ister çünkü.

  Ji Yong'un Coup D'Etat albümü ve Crooked parçası da güzeldi bahsetme fırsatım olmamıştı. Sonra Seungri'nin ve Daesung'un Japonca albümleri de çok iyiydi. Bu yıl VIP'ler için beklemelerle dolu olsa da güzel bi yıl oldu diye düşünüyorum.

  İşte muhteşem single Ringa Linga baby :)


  GD'nin sahneler de harika :) Ama en çok gün batımı kısmını sevdim :)

  Bununla birlikte en yakın zamanda bir Bigbang albümü de istiyorum özledim canlarım sizi :)

Not: yazım hatalarım olabilir çok hızlı ve heyecanlı yazdım çünkü (:

Not 2: Bumerang sms oylaması sonlanmış, kavanozdan blogu oylayan herkese teşekkür ederiz efenim, kalbinize sağlık ruhunuz hep güneşli olsun (:

S..

7 Eylül 2013 Cumartesi

Music Bank :)


  Bu gün k-pop severler için gerçekten önemli bir gün :) Uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir şey sonunda gerçekleşmeye başladı! Kore grupları ülkemizde konser verecekler hem de bu gün İstanbul'da :) Daha önce bahsetmeliydim aslında ama o kadar inanılmazdı ki ve ben de zaten son zamanlarda bilgisayarda çok vakit geçiremiyordum. Music Bank konseri Ülker Arenada akşam 7'de başlayacak. Üstelik birkaçı da sevdiğim gruplar :)

Suju pek tanımıyorum sadece bir iki şarkısını dinlerim. Miss A de öyle sadece bir iki şarkı dinlerim pek tanımıyorum. Beast severim. MBLAQ arada bir dinlerim. FT Island Bigbang kadar sevdiğim bir grup :) Ailee de dinlemeyi severim :)

  Konsere katılabilecek olanlar cidden çok şanslı, umarım doğru düzgün fancam olur da sonradan da olsa izleyebiliriz :) Tvde canlı yayın olur diye ummuştum ama olumsuz açıklama gelmiş, belki youtube üzerinden yayınlanır bilmiyorum, belki de fanlar ustream üzerinden falan yayınlamayı başarır. Dün havaalanına indiklerinde pek kaliteli olmasa da biraz izlemiştim bu şekilde :) K-pop konserleri inanılmaz güzel oluyor gerçekten, ben internetten konser izlemeyi sevmem ama o kadar güzel oluyorlar ki Cnblue, Bigbang, 2ne1, FT Island konserlerini indirip izliyorum, şimdi İstanbul'da olmak vardı :)

  Eğer Bigbang gelseydi gidemediğim için gerçekten oturup ağlayabilirdim. Şuan biraz kıskanıyor olsam da çok mutluyum. Çünkü biliyorum ki bu kadarla kalmayacak zamanla daha çok konser göreceğiz ülkemizde ve bir gün Bigbang de gelecek ^^ Sonraları sadece İstanbul değil diğer büyük şehirlerimizde de olur belki :) Ülkemize gelmeleri bile hayaldi, şimdi konser veriyorlar :) Dünden beri sürekli gülümsüyorum, durumdan haberi olmayanlar deli olduğumu düşünecekler :D

  Kısaca bundan bahsetmek istedim :) Birazdan twitterı açayım fanlardan takip edeyim konseri. Ailee çatlayana kadar kebap yiyeceğini söylemiş gelmeden önce Miss A'den Jia da İstanbul'u geziyormuş :) Canlı yayın linkleri olursa konserden kaçırmamalıyım. Görüşmek üzere :)

Musmutlu Sessizgemi :)

2 Eylül 2013 Pazartesi

FT Island :)


  Selamlar kavanozdan blogun yağmur damlaları :) Ahh yazmayı özlemişim, çok uzak kaldım blogumdan ve blog okumaktan.. Neyse düzelecek bu durum :)

  Geçen gün Alielle FT Island tavsiyesi istemiş benden, blogdan uzak kaldığım için çok geç gördüm yorumunu ve telafi edebilmek için bu postu hazırlıyorum, aslında ne zamandır bu grubun sevdiğim şarkılarını bir yazıda listelemek istiyordum iyi oldu :) Seçtiğim parçalar Korece, Japonca, hareketli ve sakin. Karışık olacaklar yani. Umarım Sevilirler :)

  Hazır mıyız Hongki'nin o tatlı sesine? :)

1) 결혼해줘 Gyeolhonhaejwo



2) 천사와 나무꾼 Cheonsa wa Namuggun



3) 첫눈에 알아 Cheotnune Ala



4) Bing Bing Bing (빙빙빙)



5) Boom Boom Boom



6) Flower Rock  Not: Tiplere bak klipteki :D



7)  I'm Going To Confess (고백합니다)



8) 보내주기 Letting You Go



9) Missing You + Bad Woman (Bunlar da canlı performans olsun)



10) I'm Going To Have You (널 갖겠다)




11) Itsuka (いつか)



12) Hello Hello



13) So today


14) Sunshine Girl


15) I Hope



16) I Wish


17) Girls Don't Know



18) 지독하게 (Severely)



19) Like The Birds(새들처럼)



20) Love Love Love 사랑 사랑 사랑



21) Stay



Uvv daha çok var da bu kadar yeterli şimdilik :) Mesela  Moonlight angel ve music life da dinlenmeli ama buraya eklemeyeyim artık :)

Keyifli dinlemeler herkese ^^

S.

11 Ağustos 2013 Pazar

Bye Bye Sea


  Bye Bye Sea (Korece: Annyeong Bada) yeni keşfettiğim bir grup. K-pop, indie ve rock türünde çalıyorlar. Benim çok hoşuma gitti parçaları. Belki alakasız ama CN Blue ve Nell'e benzettim fakat aynı zamanda tamamen farklılar.

  Biraz tanıtacak olursam Fluxus Müsic şirketindeler. Namu (Gerçek adı Kim Seon Kook'muş): Vokal ve gitar, Myung Je: Bass, Joon Hyuk: Bateri, Dae Hyun: Programlayıcı ve klavye.. 2009'da çıkış yapmışlar. Bazı resimlerde 5 kişi görünüyorlar bazı resimlerde 4 kişi, olayı tam çözemedim henüz ama öğreniriz zamanla :) Hem müzik hem oyunculuk yapıyorlar sanırım emin değilim bundan da :) Namu'nun sesi çok tatlıymış FT Island'dan Hong Gi'yi andırıyor biraz ^^







Diğer şarkıları nasıl bilmiyorum yeni keşfettim grubu çünkü. Ama bunları sevdim. İşte öyle :) Sizin fikriniz nedir?


S.

18 Haziran 2013 Salı

25 Eylül 2012 Salı

Vincent Konağı ve Biraz da Bigbang... Aigooo! ~



  Nasılsınız kavanozdan blogun biricik sakinleri? Ben şu sıralar pek bi telaşlıyım doğrusu. Yine bir rüyanın ardından yeni bir romansıyı yazmaya başlamıştım. Evet, ilham perilerim söz dinlemeye başlamış sanırım :) Yine Mahzen gibi fantastik bilim kurgu türünde. Tam da eş zamanlı olarak şans mı desem, bir işaret mi bilemedim ama bir yarışma çıktı karşıma. Blogda yazmak çok rahat ve özgürce olduğundan hikayelerimi burada yayınlamak konusunda fazla tereddüt etmemiştim ama bir yarışmaya katılmak.. Aigooo! Topluluk önünde konuşmak gibi korkutucu! İlk yarışmaya katılmamıştım, o zaman biraz geç kalmıştım ve yazacak bir şeyim yoktu ama kaderin bir oyunu olmalı ki ikinci yarışmanın başlamasından önce bu yeni romansının kurgusunu çoktan oluşturmuştum. Ne kadar korksam da en sonunda katılmaya karar verdim. İlk iki bölüm yayınlandı bile..

  Tefrikaları bilir misiniz? Charles Dickens'tan Yaşar Kemal'e bir çok dünya yazarının ilk eserlerini yayınladıkları Tefrika Roman geleneğini? İşte o yeniden yaşatılıyor..

  Hayal Kahvem'in bir yazısı var bu konuyla ilgili bakmak isterseniz TıK Tık..

  Yaklaşık yirmi gündür bununla uğraşıyorum ve hala da devamını yazıp yetiştirmeye çalışmakla meşgulüm. Burada hemen haber vermek istememiştim çünkü kurallara aykırı bir şey yapıyor olmaktan korkmuştum. Ama yakınlarıma ve çevreme haber verebileceğimi söylediler. Ben de vakit kaybetmeden kavanozdan bloga koşturdum işte ^.^

  Çok korkuyorum chingudeul, hem panik hem de telaş içerisindeyim! Burada yayınlıyor olsaydım bu kadar klostrofobik hissetmezdim.. Belli bir sürede yeni bölümü yetiştirmek zorundayım, en zor olan kısım bu işte. Kurallar var ve ben bu güne kadar ne kadar yeteneğim olursa olsun kurallarla sınırlı ne bir resim ödevinde ne de kompozisyonda başarılı oldum. Yazarken, çizerken rahat ve özgür olmalıyım. Ottokehajooo! Neyse işte öyle bir şeyler.. Bu arada ismi Vincent Konağı.. Yayına ulaşmak için Tık Tık lütfen :) Orada biraz düzensiz duruyor bu biraz canımı sıktı ama bir şey söylemedim. Paragraf boşlukları kaybolmuş falan. Ama diğer yarışmacılar da aynı durumda olduğu için sesimi çıkarmadım işte..

  Eh, kazanır mıyım bilmiyorum ama zaten katılmaktaki tek amacım kazanmak değildi. Yazmak konusunda ne kadar başarılı veya ne kadar başarısız olduğumu test etmek istedim. İyi ya da kötü, sonuç ne olursa olsun bir şeyler öğreneceğimi umuyorum. Ve unutmadan, olumlu ya da olumsuz, tefrikam orada eleştirilerinizi bekliyor ^.^


  Bu arada süre dolmadan yeni bölümü yetiştireyim derken biricik liderimiz G Dragon'un yeni çıkan solo albümünü de gözden kaçırmadım ;) GD yine yaptı yapacağını, farkını ortaya koydu ve yepyeni melodilerle "One of a kind!" müzik dünyasında gündeme bomba gibi düştü :) Lider bu albümde pek çok sanatçıyla beraber çalıştı. Yavaş yavaş alışmaya başlıyorum ama çıkış parçası beklediğim gibi değildi. Bunun dışında geriye kalan bütün parçalar harika ^.^ Düetlerin bu kadar şahane olacağını elbette tahmin etmiştim ama bir VIP olarak alışkın olmama rağmen yine de şaşırdım :) Fighting GD! 



  Özellikle içlerinden birini seçecek olsam bu Missing You olurdu. Fakat yine de hepsi sonsuza dek bıkmadan dinlenesi (: Albüm kapaklarını hiç sevmedim. İki farklı şekilde çıkarılmış albüm ama neredeyse birbirlerinden bir fakları yok. Ne gerek vardı anlamadım. That xx'e sözlerinden dolayı +19 yaş ibaresi konulmuş belki bu nedenle albümlerden birinde bazı sözler sansürlü olarak diğerinde sansürsüz olarak sunulmuş olabilir, bilemiyorum.








  Bir de yeni öğrendim T.O.P "Alumnus" filminin çekimleri sırasında yaralanmış. Bir sahnede kırık camların arasında çekim yapılıyormuş ve camlar yüzünden elinden yaralanmış. Kesik küçük olmadığı için de ameliyat edilmiş. Hala hastanede dinleniyor mu yoksa taburcu edildi mi bilmiyorum. Kendisi için değil de çekimler aksadığı için ve Bigbang'in program sürecine zarar vereceğinden yana endişeleniyormuş. İyileşmesi için 2-3 hafta geçmesi gerekse de yine de dünya turuna katılabileceği açıklanmış. Haber doğru mu diye nette araştırma yaptım biraz, sanırım doğru.. Geçmiş olsun T.O.P shii!...

Eh, bu da böyle bir yazı oluverdi.. Kendinize iyi davranın kavanozdan blogun yağmur damlaları.. Şimdi defterimin başına dönmem lazım.. Fakat önce sorarım size; bu gün gökyüzüne hiç baktınız mı, ha?



~Sessizgemi~

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Kötü Hissedince


  Farklı şeyleri bir araya getirip yeni bir şeyler ortaya çıkaran, duyarlı, hayal gücü süper, yürüyen ansiklopedi, filmlerin ve kelimelerin efendisi, sade ve derin sevgili deeptone yine güzel bir mim göndermiş bana. Teşekkür ederim deep..

  Bu mimi yaparken White Lion-When The Children Cry dinlenmeli denmiş, ben de katılıyorum hatta bu müziği listenize bile ekleyip arada sırada dinlemelisiniz. Ritme ve sese bak, süper! Sanki duygulara reset atan bir melodi.. 




  Müziğimiz çalsın şimdi biz de mime geçelim;

  Mimin konusu kendimizi kötü hissettiğimizde yaptığımız şeyler.

  Deepton'un verdiği cevaplar çok güzel 10-15 saat uyurum veya bitkin düşünceye dek yürürüm demiş.. 

  Ben hayatta o kadar uzun uyuyamam, keşke uyuyabilsem.. Bunun yerine müzik dinlerim.. Ama beni canımdan bezdirecek, iyice depresif hale getirecek şeyler dinlemem. Tahmin edileceği üzere K-Pop olur tercihim. Slow olanlarından. Ballad türündekiler çok güzel, onları dinlerim.. Ama sonra hareketli olanlara geçerim, böylece moralim yavaşça düzelir, bu konuda BB ve FT Island çok iyi gelir. 

Şimdi yazının devamına geçmeden önce bırakın müzik bitsin, gözlerinizi kapatın ve sadece dinleyin.. Sonra devam edin okumaya..


Bakın sizin için yeni bir ballad bulayım derken bu müziği buldum çok hoşuma gitti.. Ama tabii Cn Blue, FT Island, Bigbang ve özellikle Lee Hong Gi'nin balladları daha güzeldir.. Japonca balladlar da çok hoştur, bu arada J-Pop ya da J-Rock da dinlerim ben :)

Sarangi apa~

  
  Müzik dinlemek dışında düşünürüm.. Çok düşünürüm ben öyle böyle değil.. Ve nasıl yapıyorum bilmiyorum ama kendimi günlerce kötü hissetmem ben, kendimi iyi olmaya ikna ederim bir şekilde, sonuçta ne olursa olsun dünyanın sonu değil. Kötü hissetmeme neden olan şeyi düzeltmeye çalışırım, olmuyorsa olmuyordur o halde bu durumu düşünmeyi bırakırım..

  Bunun dışında da kendimi gerçekten berbat hissediyorsam temizlik yaparım. Kendime iş çıkartırım bir sürü. Her tarafı silerim. LastExile'ımın içini açar temizlerim, tozunu almadık fan, ram ya da kablo bırakmam. Bu şekilde meşgul olur ve yorulurum böylece düşünmeye dermanım kalmaz ve uyuyabilirim..

  İşte öyle bir şey..

  Şimdi sıra geldi bu mimi göndermeye..

  Hoi Hoi ve birgaripşeyma çingularım, bu mim için sizi seçtim tabii yapmak isterseniz :)

  Eh bir mimin daha sonlarına geldik, yine yeniden görüşünceye dek kendinize iyi davranın :)

~Sessizgemi~

1 Ağustos 2012 Çarşamba

K-POP'un En'leri !!


  Uuvv bu aralar ne tembel, ne uyuşuk bir insan oldum ben pii bana, kendimden utanmam lazım.. Fakat.. Ey blogger alemi bir yavaş olun, sakin olun bu sıcakta vallahi nöronlarınız erir, biraz dinlendirin kendinizi, hızınıza yetişemiyorum postları hep bir hafta öncesinden takip etmekten hmm nasıl derler gözlerim "belerdi", bizim oralarda "pörtledi" derler, ben "rakunlaştı" diyorum artık hangisini kabul ederseniz.. Tamam, tembellik bende, ama... Yetişemiyorum, yetişemeyince olaylara hep bir hafta sonra dahil oluyorum... (Burada aslında yazar kendi tembelliğini eziklerken sizleri gizliden övüyor)

  Bir daha tembellik etmeyeceğime dair kendime söz verdirdim..

  Neyse, aniden gelen sıcak hava dalgasıyla yüzeye vuran sözlerimi bir kenara bırakalım ve asıl konuya gelelim. Bu gün ayın biri diyerek bir ay evvel mimlendiğimden bahsedip saçma bir espri yapacaktım, yapmıyorum.. Hakikaten sıcak başıma vurdu benim, özür dilerim, tamam, saçmalamayı bıraktım sakince devam edelim.. 

  Hoi Hoi çingum bana K-Pop ile ilgili bir mim gönderdi. Yine tembelliğim üstümdeydi fakat mim K-Pop ile ilgili olunca şöyle bir silkelenip geç de olsa kendime geldim :) Mim için teşekkür ederim çingum, benim cevaplarım da seninki gibi BB dolu olacak anlaşılan ^^

  BigBang'i uzun süredir severek takip ediyordum fakat daha çok kısa bir süredir VIP'yim diyebiliyorum, bu nedenle pek bi heyecanlıyım :) VIP olduğumu söylemek için bu kadar süre bekledim çünkü hem grubu hem de kendimi test ediyor, ayrıca VIP'leri takip ediyor, onları anlamaya çalışıyordum.. Yeni yeni sevdiğim bir grubun hemencecik fanı olduğumu söylemem saçma olurdu ve tüm VIP'lere haksızlık ve saygısızlık etmiş olurdum, bu sebepten dolayı bekledim işte..

  Her neyse, gelelim mime...

  K-pop'un en yetenekli grubu hangisi?

Her zaman seçme konusunda kararsız kaldığımı biliyorsunuz artık.. Fakat tüm sorulara en net ve vazgeçilmez cevabım BigBang olacak :)


Dünyanın her köşesine sesini duyuran ve kendini eninde sonunda sevdiren bir grup.. Her üyesi solo olarak bile başarılı olan bir grup... Kendi şarkılarını kendileri yazan, her albümde bir fark yaratan, asla kendini tekrar etmeyen, hiçbir şeye boyun eğmeden yoluna devam eden, olduğu yerde saymayan, kendini hep geliştiren bir grup, BigBang...

~We are VIP, Everyone will be VIP~

24 Temmuz 2012 Salı

Bigbang - Depresyonu Ezer, Yok Eder!




  Hiç ummadığı şekilde hayal kırıklığına uğrayıp "Depresyon takılacağım bugün ben, dokunmayın bana" diye söylenen orta okul arkadaşım, kan kardeşim, ebedi dostum, kod adı "C" bize geldi bu gün. Bu gün gelmesi olay değildi elbette her zaman görüşürüz zaten, asıl olayı birazdan anlatacağım.. Dertleştik, "Takma kafana her şey olacağına varır" felsefesi yaptık, "Böylesi daha hayırlıdır belki"lerle "Sen üniye odaklan, mesleğini eline al, kendinden başka bir şey üzerine kafa yorma bu aralar"dan sonra biraz slow müzik açmamı istedi. Model dinledik biraz, sonra hiç sevmediğim ama onun hatırına açtığım Halil Sezai çaldı bir süre.. Ardından daha başka müzikler açmamı, bir nevi depresyon Dj'liği yapmamı istedi.. Ben Türkçe slow, depresyona uygun müzik bilmiyorum diye isyanlar püskürdüm. Bunun üzerine yabancı da açabilirsin deyince bir My Immortal denemesinin ardından Because of You v.s. devam ettik...

14 Temmuz 2012 Cumartesi

~Melodiler~


  Not: Boş vaktinizde müziklerin hepsini dinleyerek okumanızı rica ediyorum ;)


  Böyle düşünen bir tek ben değilim, biliyorum.. Eski notalar nasıl da insanın ruhuna dokunuyor değil mi? Yıllar geçtikçe yapılan müzikler nasıl da özensizleşti. Özellikle Türkçe müzikler zaman geçtikçe ne kadar da ıvır zıvıra benzedi. Listemdeki müzikleri dinlerken eskilerden bir şarkı çıktı karşıma, düşündüm, şimdilerde böyle anlamlı melodiler yapmıyorlar. Hele bir ara feysbuk feysbuk.. diye akıllara zarar bir şey bile vardı. İngilizce olanlarda pek dikkat etmiyorum, tınısına değer veriyorum daha çok; ama ben dinlediğim Türkçe müziği, okuduğum şiiri v.s anlamaya çalışırım. Düşünürüm.. ne gibi bir olay bu sözcükleri yazdırmış, bu notaları ortaya çıkarmış? Merak ederim hikayesini. Ivır zıvırları ilk kez talihsizlik eseri dinlerim, bir manası olmadığı için de bir daha yüzüne bakmam o şarkıların. Hatta ıvır zıvıra devam ederse sevdiğim sanatçıdan bile soğuyabilirim. Tamam, eskilerin arasında da ıvır zıvırlar vardı ama fazla göze batmıyorlardı. Aslında yenilerin hepsinin de hakkını yememek lazım. 


  Mesela Model'i pek bi severim değişik bir tarzı var, taklitçi değil ve ıvır zıvır söylemiyor. Model yeni bir grup değilmiş sanırım eskiden farklı bir isimle söylüyorlarmış şarkılarını ama sonra bir değişiklik olmuş falan filan.. Ben ilk kez Değmesin Ellerimiz'i dinlemiştim. Şarkı hoşuma gitmişti ama öyle sürekli dinlediğim de söylenemezdi. Yine de grubun farklılığı ve aldığım iyi titreşimler ileride grubu sevdiklerimin arasına alacağımın göstergesiydi.. Ve çok fazla zaman geçmeden de öyle oldu..


  Sevdiğim sanatçılara körü körüne bağlanmam. Yaptığı şarkılara göre değer biçerim gözümde. Benim için sanatçının kimliğinden çok ortaya çıkardığı iş önemlidir...

Birkaç gün evvel duydum bu şarkıyı ve pek bi sevdim. Ivır zıvır değil kesinlikle!


Bir de şu şarkılarını pek bi severim..



Ezginin Günlüğü - Düşler Sokağı geçmişten güzel bir melodi..


Teoman - İstanbul'da Sonbahar..


Barış Manço - Kol Düğmesi..


Teoman da bu şarkıyı çok güzel söyler..


Seksendört - Şimdi hayat..


Biraz da yabancı karışık olsun :)

Nuest.. Bu grubu pek sevdiğim söylenemez ama bir şans verip dinlediğim Face'i sevdim..
Klipten pek bir şey anlamadım ya da düzgün izlememiş olabilirim :) Ama şarkı güzel :)



Bigbang! Tabii ki bunu başa koymak lazımdı ama olsun ^^ Bu şarkı bir numara!
(Yazar burada sesi sona getirmenizi istiyor)



Aynı şarkı ama süper bir performans..

Tanrım! O VIP taçlarından istiyorumm.. Gidemem kesin ama gelin şu İstanbul'a konsere!


Öhöm sıradaki şarkı kız kardeşimin silah zoruyla geliyor efenim ^^ Reklam bu reklam kızım ne anladın bundan anlamadım :D
Bu arada dk.2:22 de GD oyun havasında gibi dans ediyor :P 



Evet.. Durmak yok devam ediyoruz hadi bakalım :)

Evanescence.. Hmm...
Call Me When You're Sober..



The Rasmus - In The Shadow



Kelly Clarkson - Şarkının ismi çok uzun, yazmayacağım gerçi bunu yazana kadar yazmıştım ya neyse :D


Bu arada balığı alıp bardağa koyması süperdi :)


Ji Eun - Going Crazy ile devam ediyoruz..


Kardeşim: Yaktı güzelim çocuğu!
Ben: O değil de arabaya yazık oldu...
:D

K-Pop olarak ikinci en sevdiğim grup 2ne1 ve şarkıları.. 


Ve..




Ft Island - After Love...

Dizideki Jeremmy'nin Hong Gi olduğunu ancak dizi bittiğinde öğrendim, araştırmacı merakım bu konularda işlemiyor sanırım ^^



Sarang Sarag Sarang :)
Bunu dinleyince etrafta sarang sarang diye dolaşasım geliyor ^^


Evet şimdi geldik günün bonus şarkısınaa :)

İyi seyirler..




  Çok uzun bir post oldu farkındayım, sabrınıza hayranım :) Bütün şarkılara birer şans verdiğinizi ve sevdiğinizi umuyorum... 



~Sessizgemi~