Kavanozdaki Beyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kavanozdaki Beyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2019 Pazartesi

Delirmiş Bir Ben


  Selam canım blog. Can sıkıntısı fena şey doğrusu. Üstelik yapılacak onca işin gücün ve elde kalan az zamanın baskısı da canımı daha çok sıkmakta. Şuan tez yazıyor olmalıyım ama tükenmişlik sendromu hissediyorum resmen. Derslerin yoğunlaşacağını ve sınavların başlayacağını düşündükçe... Tamam düşünmeyelim.. Tez kabuslarıma giriyor rüyamda bile yazmaya çalışıyorum. Daktiloda tez yazıyorum rüyamda, ay yok kabus olmalı bu, birisi yaz hadi bitir şunu diye söyleniyor daktilonun arka tarafında. Ama tuşlar mı sıkışıyor ne oluyor bilmiyorum yazamıyorum. Uyanınca da kendimi sakinleştiriyorum dönem uzasın ne olacak diyorum. Ay bir sıkıntı bir stres sorma blog sorma.

  Aynı anda yapmak istediğim onca şeye vakit yetiştiremiyorum. Mesela şuan kitap okumak istiyorum ama hayııır diyor beynim tez tez tez diye kafayı yemezsem puding partisi yapalım dönem sonunda. Bu yıl kendime kitap hedefi koydum. Tatilde on bir kitap okudum bile gerçi on tanesi ince kitaplardı ama olsun uzun zamandır kitap okuma günlerime dönmek istiyordum. Şimdi dersler yüzünden yine okuyamayacağım. En azından uzun süredir okumam gereken bir kitabı sonunda bir çırpıda bitirebildim. Bu da bir şey değil mi..

  Bugün ilk ders günüydü. Ders programı muazzam. Pazartesi sekiz buçuktan beş buçuğa kadar dersim var. Salı öğlene kadar. Çarşamba hiç yok ve perşembe günü sekiz buçukta tek bir dersim var. Nedeeen neden tek bir ders o saatte diye çıldırmadım değil. Ama en azından erken uyanıp tüm gün tez çalışırım dedim sonra. Umarım çalışırım yani. Ay tövbe tanrıma tez çalışırken de deli gibi görünüyorum çevremdekilere. Saçlar her yerden fırlamış kendi kendine konuşan bir deli. Oda arkadaşlarım bir şeyler anlatınca duymuyorum çalışırken odaklanabilmişsem. O delilik halinde. Benden korkmasalar bari sonunda.

  Şuanda okumak istediğim kitabı da bardak altlığı gibi kullanıyorum, yanımdan ayırırsam hiç okuyamam korkusundan bu, bir de çaysız tez ilerlemiyor. İki harf daha yazabilirim gün bitmeden. Sanırım yani...

  Yurda gelirken gitarımı da getirdim sanki çalmayı çok öğrenebilmişim gibi. Ama arada bir oynuyorum rastgele iyi oluyor. İnşallah bir şikayet gelmez kimseyi kulaklarından hasta etmem. Geçen dönem okçuluk kursuna gitmiştim şimdi tekrar çağırmışlar çok sevindim şuan için hayatımın en iyi aksiyonu okçuluk, diziler, filmler ve rüyalar. Resim yapmayı da özledim ama o yine yaza kaldı. Bana yine hüsran bana yine hasret var. Ay dur bunu dinleyelim yazının sonuna koyayım da. Öyle işte blog. Bu okulun son dönemi o yüzden acayip yoğun geçecek şimdiden belli. Buralarda olmayı başarırım inşallah. Arada seslenirim yine. Umarım. Ay aman neyse. Saçmalamaya geldim gidiyorum.
kib. öptüm. gülücük emojisi. buraya da bir random gülüş şeysi.

S..

31 Ocak 2019 Perşembe

Eşleştirme Mimi


  En son ne zaman mim yazdığımı hatırlamıyorum canım blogcum oysa mimleri severim. Bence bloglar arası iletişimi kuvvetlendiren ve canlılık veren şeyler bunlar. Yakınlarda Sevde arkadaşımız farklı bir mim başlattı. Daha önce benzerleri vardı belki de ama ben ilk defa böyle bir mim ile karşılaştım. Sevde kura yöntemiyle blogları eşleştirdi ve eşleşen kişilerden birbirlerine sorular sormalarını istedi. İşin eğlenceli kısmı şu ki herkes birbirini tanımıyor ve bu nedenle soru sormak olduğundan daha zor hale gelirken bir yandan da yeni arkadaşlar tanıyoruz. 

  Şimdi benimle eşleşen Berlin'den gelen soruları cevaplamaya geçiyorum hadi başlayalım :)

1) Blog açmaya niçin ve ne zaman karar verdin?
  Ben oldum olası yazmayı severim bu konuda başarılıyım veya değilim diyemem tabii ki fakat yazmak benim için oldukça eğlenceli bir uğraş. O zamanlar yazdığım şeyler defterlerle birlikte sürekli kayboluyordu bu yüzden de daha kalıcı ve kaybolmayacak bir yer aradım. Sonra blog dünyasıyla tanıştım birkaç blog okumaya başladım. Daha sonra da kendi blogumu oluşturdum. 2011 mart ayında blog dünyasına giriş yapsam da ilk paylaşımım nisan ayında kısa bir hikaye ile oldu.

2) Blog adının senin için özel bir anlamı var mı?
  Blog adımın dayandığı birkaç şey var. Bir tanesi bilirsiniz ki Einstein'nın beyni bir kavanoza konulan tek beyin olmasa da oldukça farklı olmasıyla ilginçti. Bunun dışında kendimi o zamanlar kavanoza kapatılmış gibi hissediyordum. Cam bir kavanozdan dışarıya çıkmadan etrafında dönüp duran düşüncelerle kavanozdaki bir zihin.. İnsanların hepsi de kendi cam kavanozlarının içinde olduklarını çoğunlukla fark etmeden yaşıyormuş gibi gelirdi. Soyut şeyleri, imgeleri seven biriyim. Bazen neyi neden düşündüğümü de bilmem doğrusu :) Bir de bunun mistik yanları da var mesela insan zihninin hala anlayamadığımız yetenekleri olmalı diye düşünürüm. O zamanlar bir yandan bilime bir yandan da mistik şeylere kafayı takmıştım :D Sessizgemi kullanıcı adını seçmem de şiir merakımdan geliyor. Bir de sessiz bir insanım çoğunlukla. 

3) Okumuş olduğun ve seni en çok etkileyen kitabın adı veya kitaptaki en etkileyici cümle/kesit?
  Böyle bir anda sorulunca bu türden sorulara hiç cevap veremiyorum ki ben. Film, dizi, kitap hiç gelmez aklıma. Ama okuyup da en sevdiğim kitapların başı Çalıkuşu diyebilirim. En biricik arkadaşlarımdan biri tarafından hediye edilmişti ve özel bir anısı var :) Sonra deep'in kitapları da çok özeldir benim için. Bir de eğer bir seri söylemem gerekirse yüzüklerin efendisi ve harry potter derim. Geçmişte en etkilendiğim kitap düşündüğüm zaman "mübarek toprak" bir Pearl Sydenstricker Buck kitabıydı. Babamın kütüphanesinde bulup okumuştum. Çinde geçiyordu konusu bir çiftçinin zorluklarla dolu yaşam öyküsüydü. 

4) Bir film senaryosu yazacak olsan filmin adını ne koyardın?
  Ay film senaryosu yazacak olsam herhalde son kitabım için yazmak isterdim onun ismini koyardım :D Onun dışında ruhların şarkısı, parpar, limon çiçeği, lavi, aydan düşen kedi gibi acayip şeyler olurdu herhalde bilemedim :)

5) En çok nerede ve ne (meslek) olarak yaşamak isterdin?
  Şimdi bu konuda çok şey söyleyebilirim ben kafası karışık bir insanım. Aynı anda pek çok şeyi yapmak isteyen de biriyim. Şimdi Arkeoloji okuyorum ve bu istediğim bir şeydi zaten. Onun dışında astronot olmayı çok istemiştim ama benim boğulma fobim var. Fobim olmasaydı kesin şuan uzayda uçuyordum yaa ne sandın blog :D Bir de şey olmak isterdim ben sınır tanımayan doktorlardan. Her yere gideyim çocukları iyileştireyim hastalık kontrol biriminde çalışayım virüsleri yok edeyim falan. Deniz biyoloğu da olmak isterdim. Okyanuslarda yeni canlılar bulurdum o zaman. Bir de itfaiyeci veya helikopter pilotu olmak isterdim. Bunlar dışında yönetmen olmak isterdim aksiyon filmleri çekerdim o zaman. Ya da bir oyun firmasında çalışayım bilgisayar oyunları yapayım onların senaryosunu yazayım isterdim. Ay benim hayallerim say say bitmez :)

Bu güzel sorular ve mim için hem Sevde'ye hem de Berlin'e teşekkür ederim umarım okurken siz de keyif almışsınızdır ben cevaplarken çok eğlendim :)

  S..

2 Şubat 2018 Cuma

Seslendirme: Güneşin Hatırı Kalmasın


Zaman zaman yazılarımı seslendirip bu şekilde paylaşmaya karar verdim. Bu ilk denemem, umarım seversiniz :)

S..

23 Ekim 2013 Çarşamba

İşte Öyle Bir Şey :)


  Selamlar kavanozdan blogun gün ışıkları :) Tatil dönüşü herkes tatile ihtiyacı olduğunu düşünüyor ve tabii ne çabuk bittiğine hayret ediyoruz hep birlikte evet evet.. Umarım iyi bir bayram geçirmişsinizdir :) Bu aşağıdaki fotoğraf benim bayramda çektiğim amatörce denemelerimden biri, pek iyi bir fotoğraf olmadı araçlar olmayaydı iyiydi :) Tatil bahane deniz şahane bilog ^.^! Fotoğrafı çekmeden birkaç dakika önce deniz öyle güzel bir maviydi ki anlatamam..



BBM hediyelerinin fotosunu çekmeyi başardım bu arada :)


  Aaa bi de malum bumerang ödülleri başlamış katılmayı düşünmüyordum ama mail üstüne mail, efendim ondan sonra bumerangdan katılmazsan olmaz illa bekleriz ısrarları üzerine e hadi katılayım bari dedim :) Hangi kategoride katılacağıma karar veremeyince de e en tarz olsun o halde diyerek bu işe de bulaşmış oldum :) Blog tasarımından da öyle pek anladığım yok, genelde hızlı açılsın sayfalar, donmasın ve karman çorman olmayan bir tasarım olsun diye uğraşıyorum, bir de kodlarla çok oynayamıyorum ama işte maksat eğlence olsun ^^ Oylama işinde ücretsiz olsa da sms tipi oylama olması hoşuma gitmedi, yani bir enter tuşuna basmaya alışmış internet kullanıcısı olarak kim üşenmez ki sms ile uğraşmaya? Neyse işte adet yerini bulsun diyerek ben de sms oylamasına katılıp destekleyebileceğiniz linkimi veriyorum :)


Bumerang Ödülleri Oy Ver!

  S..

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Kavanozdan Blog Hepinizi Seviyooor :)


  Bu yazıyı nasıl yazsam ki diye çok düşündüm. Bazı olaylar nedeniyle insan tek bir cümle bile yazmak istemiyor bazen. Ama bunu kavanozdan blogun biricik izleyicileri için yazmam gerektiğine karar verdim. Bu yazı sizin için..

  Biliyorsunuz BBM BlogStar seçmeleri vardı. Uzun bir süre önce sonuçlar açıklandı ve çok şaşırdım. Hiç ama hiç beklemiyordum böyle bir şey olmasını. Hatta mail atıp sonucun doğru olup olmadığını sordum belki başka bir kavanozdaki beyin vardır dedim :) Ama doğruymuş, kavanozdan blog BlogStar seçilmiş ^^

  Kendi halinde kafasına ne eserse onu yazan, belli bir alanı olmayan biri olarak okuyucularım tarafından aday gösterilmek bile beni inanılmaz mutlu etmişti. Ben biraz fazla duygusal biriyim sanırım, kavanozdan blogun sevilerek okunduğunu bilmek harika bir şey..

  Bu blog benim ağaç evim gibi. Bunun anlamını açıklamam biraz zor gerçi. Burada paylaştığım her şeyde gizli gizli biraz ben, biraz karmaşık düşüncelerim var. Hüzünlerim, mutluluklarım, dileklerim, umutlarım, yaşama değen hislerim.. hepsini tüm içtenliğimle paylaşıyorum bu yerde..

  Kavanozdan blogu aday gösteren, oy veren, severek okuyan, hep yanımda olan ve böyle güzel bir etkinlikte emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum, sizleri çok seviyorum..

  Bu arada geçtiğimiz cuma günü rüzgarlı bir öğleden sonrası saatinde kapı çaldı birden. BBM'den posta gelmiş :) Hediyelerimi benim değil onların seçmesini istemiştim, bence böylesi daha anlamlı ve değerli.



  Kitapların hepsi yazarları tarafından imzalanmış, bunlar benim ilk imzalı kitaplarım olacaklar çok kıymetliler :))

  Bi de bi de bana ne olduğunu söylemiyorlar ama BBM'nin gizli planları varmış, ağustosa doğru öğrenecekmişim. Heyecanlandım ve merak ediyorum ne olduğunu :)

  Bu arada daha önce bir yarışmadan bahsetmiştim öykü ve şiir yarışması. Olmadı o :) Hikayenin seçileceğini düşünmüyordum zaten ama şiirden ümidim vardı en azından dereceye girer diyordum. Başka zamana inşallah :)

  Bir dee yakın bir zamanda sürpriz bi haber verebilirim ama şimdi bir şey söylemiyorum :)

  Kavanozdan blog'dan hepinize kocamaann sevgiler ^.^


19 Nisan 2013 Cuma

Nice Yıllara Kavanozdan Blog ^_^!


  Bu gün kavanozdan blog 2 yaşına adım attı :) Aslında blogu Mart ayında kurmuştum fakat ilk yazım tam iki yıl önce bu güne ait, o nedenle bu günü blogumun resmen doğum günü ilan ediyorum. Şuan ne söylemeliyim bilmiyorum, tasarlamadan yazıyorum bu yazıyı, akışına bıraktım :)

  Nisan ayını seviyorum ben, sırf doğum günümden ya da blogumun doğum gününden dolayı da değil  :)

  Blogu açmadan önce çok kararsızdım çünkü bloglar hakkında hiçbir bilgim yoktu, bir süre blogspot mu wordpress mi diye çok düşündüm, aslında bu konuyu hala düşünüyorum bir sonuca varamadım. Bazen wordpress'de blogun bir ikizini mi açsam diye düşünüyorum. İsim seçmek de çok zordu hem bloga hem de kendime, tanıdığım herkesin görüşünü aldım bu konuda, özgün olması ve beni yansıtması için çok uğraştım, şimdi seçmiş olduğum isimlerden hiç pişman değilim.

  Blogu açtığım zamanlar kendi kendime yazar okurum diyordum, pek cesaretli değildim ama yazmayı seviyordum işte, fakat sağolsunlar diğer bloggerlar ve hatta blogu olmayanlar beni yalnız bırakmadılar. Tüm bloglardan öğrendiğim şeyler var, öğrenmeye devam ediyorum. İlk yazılarımdan bu güne kadar büyük bir değişim geçirmişim, e ilk blogum sonuçta, ilerde neler olur bilemem ama yazmayı bırakmaya hiç niyetim yok. Blogu çok sık güncelleyemiyorum, bu biraz canımı sıkıyor ama dersler ve ailemle geçirdiğim zamanlar vaktimin büyük bir kısmını dolduruyor. Bunun üstesinden geleceğimi umuyorum. Bu arada ak saçlı tonton bi nine olduğumda da bu blogda yazmaya devam edeceğim sanırım (: O zamanlar neler yazarım bilmiyorum gerçi, zaman gösterir ^^

  İki yıl boyunca pek çok blog ve pek çok insan tanıdım, harika arkadaşlar edindim, hatta güzel dostlar kazandım. Bu benim için oldukça önemli bir şey, bu açıdan çok mutluyum.

  Neyse fazla uzatmadan kavanozdan blogun ikinci yılını kutluyorum :) Siz de kutlayın ama böyle kuru kuru olmaz hiç :D İki yıl boyunca kavanozdan blogu okunmaya değer bulan, yalnız bırakmayan, eğlenceli yorumlarıyla gülümseten, şöyle bir tıklayıp dolaşıp geri giden, arada bir hatır soran, en berbat yazılarımda bile beni cesaretlendiren herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. Bu gün bu yazıyı sizler için yazıyorum :) Umarım hep beraber böyle daha çok kutlama yaparız, kutlama yazıları okuruz.

  Lütfen her geçen gün büyüdüğümüz blog dünyasında yorumlarınızı bundan sonra da eksik etmeyin.

  Mutlu kalın (:

Konumuzla ilgisiz sözleri var ama şuan dinleyince yazıyla 
birlikte güzel gidiyor gibi geldi, Juniel - İlla İlla, siz de dinleyin :)



~Sessizgemi~