7 Eylül 2021 Salı

Blogları Canlandırma Projesi - Ağustos

 


Yılın son demlerine yaklaşmışken ve hava ne olacağını şaşırmış durumdayken, hayat üzerine tatil hevesini alamamış buruk bir yaz kıyafeti giyinmişken ve göçmen kuşlar yine bahar gelir tesellisiyle ötüşürken bcp ağustos takviminden hepinize selam olsun güzel blog komşularım :) Kedim Leo deli divane gibi evin içinde dolaşıp beni de kendini de yorduktan sonra sonunda klavyenin başına geçebildim. Kendisi şuan dolabın tepesinde oturmuş lambaya bakıp duruyor. Lambaya aşık oldu desem yeridir. Göz göze geldiğimizde de miyavlayıp bir şeyler söylüyor, karşılıklı miyavlaşıyoruz sonra o tavana bakmaya devam ederken ben yazmaya devam ediyorum :)

Ağustos ayı "Zafer" temalıydı. İzleyecek çok fazla şey bulunabilirdi. Zafer deyince akla ilk olarak savaş konuları geliyor ama bir yandan da biyografiler de zafer konulu olabilir. Zorluklarla mücadele sonucunda ulaşılan zaferler bazen hem kişisel hem de toplumsal anlamlar taşıyabilir. Fakat çok seçenek olduğu için akla ilk gelen savaş konusundan şaşmadan bir film seçmek ve sinema geçmişimizden bir şeyler izlemek istedim. İkinci olarak da yabancı bir dizi seçtim. Hadi yorumlayalım :)

Şafak Bekçileri

Türkiye / 1963

Yönetmen Senarist: Halit Refiğ

Yapımcı: Göksel Arsoy

Tür: Melodram

120dk

Dönemin şartlarına göre oldukça kaliteli bir yapım olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca film hakkında bilgileri araştırırken Cüneyt Arkın'ın bir sahnede göründüğünü ve bunun onun ilk kez sahnede yer alışı olduğunu okudum ama ben izlerken hiç fark etmemiştim belki siz fark edersiniz. Tabi o zamanlar ismi Fahrettin Cüreklibatur, daha tanınmıyor. Film Eskişehir'de çekilmiş. Arkın o zamanlar Eskişehir'de asteğmen doktorluk yaparken film ekibinin dikkatini çekmiş ve oyunculuk kariyeri böyle başlamış. Arkın'ın filmde olmadığını söyleyenler de var ama hangisi doğru bilemedim açıkçası. Filmimiz hava kuvvetleri ve pilotlar çerçevesinde bir kahramanlık hikayesi sunuyor. Hava kuvvetleri ile halkı yakınlaştıran kaynaştıran ve havacılığı sevdiren bir film olmuş. Bu filmden sonra hava kuvvetlerine başvuruların 4-5 kat arttığı belirtilmiş. Filmde ayrıca gerçek pilotlar ve hava kuvvetleri mensupları da yan oyuncu olarak görev almışlar.

Filmde kadının toplumdaki yeri, ağalık düzeni, cehalet - aydınlık çatışması, toplumun aydınlatılması gerektiği gerçeği gibi unsurlar da işlenmiş ve toplumsal sorunlara kıyısından köşesinden değinilmiş. Ana kahramanımız pilot Göksel başta uçarı, çapkın bir tip, tabi sonra bir ağanın kızına aşık oluyor. Ağa kızını vermek istemiyor, "evlenecekseniz benim işlerimin başına geçmen gerekir ve pilotluğu bırakırsın" diye şart koşuyor. Göksel işi ve aşkı arasında kalıyor. Ağanın kızı Zeynep de "beni seviyorsan işini bırak" diyerek bencil, şımarık ve anlayışsız bir yaklaşım sergiliyor. Göksel işine de aşık biri olduğu için bocalıyor. Bu arada pilotlar arasında gördüğüm kadarıyla tek kadın pilot da hava kuvvetlerinin meleği, herkesin gözdesi ve Göksel'in de arkadaşı Aydan, kadının toplumdaki yeri ve eşitlik vurgusuyla önemli bir rol alıyor. Pilotlar arasında sevilen ve zekasıyla öne çıkan bir karakter. Bu arada o da Göksel'e aşık. Fakat arkadaşlığını korumak için bu konudan asla bahsetmemiş. Göksel onun duygularının farkında hatta o da bir şeyler hissediyor ama arkadaşlığını bozmamak için bu duygulardan uzak durmuş. Zeynep ile yaşadığı çatışma Aydan ile yakınlaşmasını sağlasa da yine hem arkadaşlığını bozmamak hem de Aydan'ın havacılık için önemine vurgu yapıp bunu senden alamam diye düşünerek tekrar Zeynep'e dönüyor. Son sahnede iki kız da Göksel'in dönüşünü beklerken orada Göksel'in tereddüt edişini görüyoruz. Ve Aydan'a sarılırken "Sen buraya aitsin. Bütün havacıların manevi desteğisin. Burada herkesin sana ihtiyacı var, benim seni onlardan ayırmaya hakkım yok, affet.." demesiyle ve gidişle kafasına terlik atma hissi uyandırmıyor değil :) Tabi yaptığı bu seçim aslında aşık olduğu Aydan'ı özgür bırakarak ve mesleğinde ilerlemesine engel olmayarak bir fedakarlık olarak düşünülebilir. Ama yazık değil mi o kızın kalbine :) Filmi yutup üzerinden izleyebilirsiniz.

Film hakkında yapılan çeşitli incelemeleri de okursanız dönemin toplumsal ve siyasal yapısı ve toplumun aydınlatılması gerektiği konularına yaptığı vurgular açısından önemli bir film olarak değerlendirildiğini görebilirsiniz.

Underground Railroad

ABD / 2021

Yönetmen: Barry Jenkins

Tür: Dram, Tarih, Savaş

1 Sezon 10 bölüm. (Bölümler yaklaşık 60dk)

Colson Whitehead'in ilk Pulitzerli ve aynı isimli romanından uyarlanma tarihi dram dizisi. Kitabı okumadım fakat okuyanlar dizinin kitaba sadık kalarak ilerlediğini söylemişler ve okumadan ve uyarlama olduğunu bilmeden bile dizinin kaliteli bir romandan uyarlandığını hissetmek mümkün. Öyle ki ben de uyarlama olduğunu bilmeden izlerken bazı sahnelerde bu bir roman olsa bu sahne nasıl yazılmış olurdu, bu detayı nasıl aktarmış olurlardı diye diye izledim ki bu da ne kadar başarılı bir uyarlama olduğuna işaret edebilir.

Dizide pek çok karakterin başından geçenlere, geçmişine ve bugününe şahit oluyoruz. Dizinin bölümleri kitap bölümleri gibi düzenlendiği için hikayenin arasında karakter geçişleri ve geriye bakışlar kullanmak yerine her birini bir bölümde anlatmayı seçmişler. Bu da sanki görsel roman okuyor hissi veriyor izlerken. 

Dizi temel olarak Amerikan iç savaş öncesi ve 19. yy ilk yarısında toplum gerçekleri ve baş karakterimiz Cora'nın hikayesi etrafında dönüyor. Bir köle olarak doğan Cora'nın annesi Mabel, kölelerin zorla ilişkiye sokulup köle bebekler yapmalarına zorlayan ve bu bebekleri belli bir yaştan sonra satan bir plantasyonda doğmuştur. Cora henüz bir çocukken annesi Mabel plantasyondan kaçmayı başarmış ve kaçtıktan sonra köle avcısı tarafından bulunamayan tek köle olmuştur. Onun bulunamayışı Cora'nın da şanslı olduğunu ve kaçmayı başarabileceğini düşündürdüğünden aynı yerde köle olan Caesar kendisiyle birlikte Cora'yı da kaçmaya ikna eder. Bu kaçış yeraltı demiryolu ağı sayesinde gerçekleşir. Bu ağ karanlık güneyden özgür kuzeye doğru güvenli evler ve saklanma yerleriyle bağlantılıdır. Burada demiryolu hem gerçek hem de metafordur. Kölelik karşıtı sivil ve dini örgütlerin güneyde köleliğin yasal olduğu yerlerden kuzeyde yasak olduğu yerlere kölelerin kaçması ve özgürleşmesi için verdiği mücadeleler ve kölelerin içinde bulunduğu zulüm, işkence ve karanlık bu yeraltından geçen tren ağının karanlıktan aydınlığa çıkışıyla sembolik bir anlatım kazanıyor.

Cora'nın kaçışı boyunca gittiği her yerde yaşadığı yeni sorunlar, tanıştığı insanların derinlikli yaşam mücadeleleri ve köleliğin farklı boyutlardaki korkunç gerçekleriyle yüzleşiyoruz. Tanıdığımız her karakter yüzeysel değil derin işlenmiş ve kendi mücadeleleri olan karakterler. Cora'nın her yeni saklanma yerinde bambaşka korkunç gerçeklerle karşılaşmak insanı sarsıyor. Köle bebekler üretilmesi, kölelerin ilaç deneylerinde kullanılması, köleler özgür olacaksa bebek üretmesinler kontrol altında kalsınlar diye düşünenler ve onların yorulmayan, acı çekmeyen insanüstü bir güce sahip olduğu saçmalığına inanarak bundan korkup türlü işkenceleri reva görenler vs derken dizi boyunca birçok korkunç olay insanı dehşete düşürüyor. Beni en çok dehşete düşürüp üzen ise Mabel hakkında öğrendiklerimiz oldu sanırım.

Pek zafer temasına uygun gibi görünmese de Cora'nın sonunda aydınlığa ulaşması ve ırkçılığa yönelik günümüzde bile devam eden uygarlık dışı düşüncelerin ve davranışların tarihsel derinliğine ışık tutması açısından önemli bir dizi. İnsanlık hiçbir zaman yeterince uygar olamayacak mı merak ediyorum.

İşte böylece Ağustos takviminin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Eylül teması polisiye olarak seçilmiş en sevdiğim temalardan biri olduğu için şimdiden heyecanlıyım. Görüşmek üzere ^.^

34 yorum:

  1. Kedin Leo'ya kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. ^-^
    Şafak Bekçileri filmi günümüzde görebileceğimiz konulara değiniyor sahiden de. Baya da eski bir yapımmış.
    Underground Railroad dizisini de ilk defa senden duydum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birpembesever, Leo da kucak dolusu sevgiler gönderiyoo ^^
      Eveet eski olmasına rağmen teknik zorlukları güzelce aşıp oldukça iyi bir film ortaya koymuşlar kullanılan uçaklardan birisi de şuan istanbul müzesinde sergileniyormuş hepsi gerçekten orduda kullanılan uçaklarmış :)
      Dizi de gerçekten etkileyici ^^

      Sil
  2. İkisi de çok güzelmiş, izlememiştim.
    Göksel niye Aydan' ı seçmemiş. İki pilot evlenemez diye kural mı varmış anlamadım. Bana fedakarlık gibi gelmedi. :)
    Kölelik konusu ciddi bir sorun gerçekten. Medeni olduğunu iddia edenlerin geçmişi daha karanlık zaten. Herkes önce kendi kusurunu düzeltmeye çalışsa.
    Gelecek tema polisiye demek, tam da öyle bir anime izlemiştim ama paylaştım bile. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygu, Ben de neden Aydan'ı seçmediğini çok anlamadım ama sanırım onunla evlenirse iş hayatından mahrum etme ihtimalinden ve aşk yerine kadının kariyerine önem vermesi fikrinden dolayı olabilir diye düşündüm. O dönemde kadınların iş hayatına atılması zormuş ve askeriye içinde de pek yer almıyorlarmış bu nedenle bir çeşit pozitif algı yaratmak istediler herhalde çünkü son sözlerinde diğerlerinin Aydan'a ihtiytacı olduğu ve çalışması gerektiğini ifade ediyor böylece kadınların daha çok çalışma hayatında olması gerektiğinin önemine vurgu yapılmış ve diğer kadınlara aydın bir örnek teşkil etmesi istenmiş olabilir :) Ayrıca evlilik beraberinde ev işi yükü vs toplumun kadına atfettiği ve hiç eşitlikçi olmayan meseleler doğuracak ayrıca çocuk olursa kadın iyice eve kapanacak ve işinden olacak diye düşünmüş olabilir emin değilim :)

      Evet kölelik insanlığın en büyük suçlarından birisi ve kölelikle ilgili geçmişinden samimiyetle utananlar olduğu gibi üzerini örtmeye çalışanlar da var ama gerçekler unutulmaz hangi konu olursa olsun.

      Aa olsun bir tane daha izler yazarsın sen dee daha vakit var :)

      Sil
  3. Leo ,sahip olduğu kedi güçleriyle bir şeyler görmüş olmalı (: karşılıklı miyavlamak çok hoş bir aktivite ayrıca.

    Dizi ilginç ve etkileyici görünüyor.Bu konu dahilinde izlediğim mini bir dizi vardı,Roots. Trajedisi çok yüksek,sert ve rahatsız edici.Tabi olup bitenin gerçek yaşamda yer bulmuş olması durumu daha da rahatsız edici hale getiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakt-i Dem, Leo kedi yerine başka bir şey olmalı diye düşünmeye başladım son günlerde :D Roots duymamıştım ben de ona bakarım merak ettim. Evet ben de gerçekte yaşanmış olunca çok etkileniyorum izlediklerimden dehşet verici olabiliyor bazen

      Sil
  4. Kedim Çapi, Leo’ya selam söylüyor. İlginçmiş film de dizi de. Ben de bir göz atarım, çok güzel yazmışsınız çünkü, merakımı uyandırdı ikisi de. Selamlar 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikiş Sevda'sı, Leo'dan Çapi'ye salamlaar :D teşekkür ederim umarım izleyince de seversiniz :)

      Sil
  5. Karşılıklı miyavlaşmak... Bazen ben de muhabbet kuşumla benzer bir şekilde karşılıklı cırlıyoruz. 😂 Bu evcil hayvan sahiplerinin en tatlı aktivitelerinden biri. Filmi de diziyi de duymadım. İkisini de çok güzel anlatmışsın. İkisini de merak ettim. 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okurix, ah çakıl isminde bir muhabbet kuşum vardı 9 yaşına kadar yaşadı konuşuyordu onunla konuşur ötüşürdük deliydi biraz özlüyorum hala :) teşekkür ederim umarım izlediysen de sevmişsindir :)

      Sil
  6. Normalde bu film karşıma çıksa çok eski derim geçerim izlemeden ama senin yazını okuyunca mutlaka izlemeliyim dedim :) Diziyi de aldım listeme. Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buffiy, teşekkür ederiim umarım izlediysen de sevmişsindir ^^

      Sil
  7. Şafak Bekçilerini nasıl denk getirdin de izledin merak ettiğim soru bu :D Yeşilçam'ın sürekli tekrarlanan yapımlarından olmasa da üniforma sevdalılarına göz kırpan bir yapım olarak akılda kalır. Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh Yoon Joo, ben de daha önce hiç duymamıştım onu öneri üzerine izledim :D Aynen öyle hahah :D teşekkür ederim kii ^^

      Sil
  8. ooo ilk paragraf nefis edebiyat olmuuuş :) leoooo lambada ve tavanda ne görüp anlatıyo acaba sanaaa :) zafer deyince evet yaa aklımıza önce savaş geliyo tabisii :) ooo demekki filmi hava kuvvetlerini çekici kılmak için çekmişleer :) hava kuvvetleri, yaniiii havanın kuvveti eveey :) valla yaaa bencesi de aydan ı seçmeliydi, ona karşı bir terlik taarruzu lazııım :) eveeet hem pilotlar hem de toplum yapımızı gösterdiği için önemli filiiiim hıhıms :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deepsii :D yaparım öyle şeyler hıhım :D sanırım yükseklere çıkma hevesinden dolayı lambaya ulaşmaya çalışıyo :D hıhım havanın kuvveti :D bence de yazık oldu aydan'a kıyamam :) ben de vampir hava kuvvetlerinde pilot olcam ^^

      Sil
  9. ooooo cora ve mabel in hayatı zormuş. yeraltı treniii ne ilginç düşünmüşler, metafor treni aynı zamanda eveey :) cora nın gittiği yerler yoluyla demekki o dönemin çeşitli kölelik unsurları anlatılmış, ne karanlık dönemmiş :) o zamansa cora nın kurtulması bir tür zafer oluyol :) polisiyee geriliiim çok güzel konu eveeet hoptirinam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deepsii :D ooo eveet çok ilginç bir diziydi ne fena bir dönemmiş insan inanamıyo valla hıhım kurtuluşu zafer oluyo :) komikcii :D

      Sil
  10. İkisi de çok güzelmiş, izlememiştim

    YanıtlaSil
  11. evde kedi besleyenleri görünce çok imreniyorum çünkü ben kedilerden aşırı derecede korkan biriyim kedinin yanımdan geçmesine bile tahammülüm yoktur. sırf bu yüzden bahçede oturmaktan hiç keyif alamam. Leo'ya sevgilerimle:) bahsettiğin filmi ve diziyi de izlemedim ama yorumlardan etkilenmedim de değil hani.. izlemek isterim merak ettim:) emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oradan Buradan Her Telden, benim de kediye hayatta dokunamaz birisi çok korkar diğeri de alerjisi olan tanıdığım birkaç kişi şimdi evinde kedi besliyor :) bebekken sahiplenince güçlü bir bağ oluşuyor sanırım :) umarım izleyince de seversin çok teşekkür ederim :)

      Sil
  12. Türk filminin özetini öyle güzel yazmışsınız ki kaptırmışım kendimi:))) Eski Türk filmlerini çok izlemişliğim yok, ancak konusu çok ilgi çekici. Yakın zamanda vakit bulabilirsem mutlaka bakmak istiyorum. Ben de bu ay için asker temalı bir dizi seçtim, ancak dediğiniz gibi içindeki zafer kavramının karşıladığı şeyler üzerinde düşünülebilir. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minihanok, ayy ben de yazarken kaptırmışım biraz hahah :D teşekkür ederim evet zafer kavramı çok farklı açılardan ele alınabilir umarım izlediysen de sevimişsindir çokça sevgiler ^^

      Sil
  13. Merhaba...Filmi de diziyi de izlememişim. Blogları canlandırma projesi güzelmiş. Benim blog niş bir blog olduğu için nasıl olur bilemedim ama ben de bloggerlarla tanışmak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mavi Anemon, bloğunuza gelip haberdar etmiştim umarım siz de katılırsınız devamına :)

      Sil
  14. Ah aynı isimde kedim vardı.. :( bir sevgi dokunuşu da benden yap <3
    Göksel Arsoy' un oynadığı filme gelirsek (terlik fırlatma anında koptum :))) ) bir kadın pilota da o tarihlerde filmde yer verilmesi müthiş hareket. Ancak seni bu işinden koparırım yazık olur demek de bir o kadar aptallık.. neden kadın hem evli, hem pilot olamıyormuş ki.. Allah allah.. biraz saçmalamışlar tabii.
    Ama senin anlatımına bittim. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Momentos, ah yaa severim tabi senin yerine de <3
      hahah hak etti ama terliği :) işte o da dönemin kadına bakış açısını gösteriyor sanki evlenince çocuk yapıp ev işi yapmak zorundaymış gibi bir algı var o nedenle kızı özgür bırakıyorum diye düşünüyor kendince yani hem kadını eşit şekilde tutayım işini yapsın diyor hem de hala o geri düşünceler var bir şekilde :) zaten şimdi bile kadınlar hakkında evli mi çocuklu mu bekar mı yakında evlenirse çocuk yaparsa işten çıkar mı izin ister mi boşuna işe almasak mı acaba diye düşünen iş verenler olduğuna şahit oldum ve bu çok saçma ve geri kafalı bir durum.
      haha anlatırken ben de eğlendim teşekkür ederim :))

      Sil
  15. Şafak Bekçileri filmini duymamıştım ama çok samimi ve eğlenceli yorumlamışsın, izlemiş kadar oldum. Underground Railroad dizisi değil de uyarlandığı kitabı daha çok merak ettim. Yorumlarına sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül Özdemir, teşekkür ederiim :) kitabını ben de merak ettim ama dizi de sanki bir görsel kitap gibi işlenmişti dedim ya hatta izlerken kitap olduğunu bilmiyordum ve bir kitap olsa bu sahne nasıl yazılmış olurdu diye hayal ederek izledim :)

      Sil
  16. Off bir arkadaşım bana küçük kedi vermeye çalışıyor. Ben de evde yalnızım çok istiyorum ama aile evinde de kuşlarım var o yüzden emin olamıyorum. Bazen Insta'da resimlerini görüyorum Leo'nun paylaşıyorsun iyice hevesleniyorum :)

    Diziyi de filmi de not ettim. Drama dersimiz için bir sürü film izlememiz gerekiyor, onlardan fırsat bulunca izleyeceğim!

    www.kayipfisilti.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kayıp Fısıltı, ah kuşlarla bebeklikten bir arada büyüyen kedilere özeniyorum ben de ama kedilerin karakteri gereği çok tehlikeli. Leo geldiğinde teyzemin de muhabbet kuşu yavrulamıştı ve yavrulardan birini almayı düşündüm eskiden muhabbet kuşum vardı onu unutamadığım için çok özlediğimden bi an cesaret edecektim ama vazgeçtim. İyi ki de vazgeçmişim çünkü Leo erkek olduğu için biraz agresif olabiliyor kısırlaştıktan sonra sakinleşir diyorlar ama artık yetişkin olduğu için bir kuşu kardeş olarak kabul edemez artık. O nedenle eğer annenlerin evine uzun süreli gidip kalma durumları olacaksa kedi ile kuş ayrı odalarda takılmak zorunda kalabilir iyi düşünmek lazım yani :) Kuş söz konusu olmasaydı hiç düşünme sahiplen derdim çünkü insana garip bir enerji veriyor kedi :)
      aa drama dersleri için mi bloğunda bahsediyor musun merak ettim bunu çok sık blog dolaşamıyorum sana da arada sırada gelebiliyorum o yüzden haberim olmamış olabilir :)

      Sil

Öyle okuyup kaçmak olmaz sevgili okur, fikrini belirt, bir selam et, bir ses ver, çekinme :)

Not: Yorum yaparken lütfen Türkçemizi koruyalım.

^.^