Uygarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uygarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2012 Pazar

Maya Uygarlığı 2~


  Bir önceki postta Maya halkı ve Maya uygarlığı hakkında biraz bilgi vermeye çalışmıştım. Onlar hakkında söylenebilecek daha pek çok şey var. Yönetim biçimleri, kadınların siyasetteki yeri, inanışları, mimarileri ve daha pek çok şey.. Fakat artık takvimlerinden ve kehanet hakkındaki şeylerden söz etmek gerek.

  Mayaları bu kadar tanıtmaya çalışmamın sebebi çoğu kişinin onların uzaylı olduğuna veya uzaylılar tarafından kaçırılıp götürüldükleri için yok olduklarına inanmasıydı. Ne yalan söyleyeyim küçükken ben de buna inanırdım :)

  Her neyse..

  Mayalar on tabanıyla değil yirmi tabanıyla, yani yirminin kuvvetleriyle sayıyorlardı. Bu sistemin taban değeri 5'ti. Klasik-öncesi Mayalar'da sıfır kavramının mevcut olduğu bilinmektedir. Yazıtlar, yüz milyonlu sayılarla hesaplar yaptıklarını ortaya koymaktadır. Son derece kesin astronomik gözlemlerde bulunmuşlar, Ay ve gezegenlerin hareketlerinin diyagramlarını yapmışlar, Güneş tutulmalarını önceden tahmin edebilmişlerdir.

  Mayalar aslında birden çok takvim sistemi kullanmışlar. Bugünkü antropolojik ve arkeolojik bilgilere göre yirmiye yakın takvim sistemi geliştirmişler. Bunlardan en ünlü olanı bildiğimiz güneş takvimi. Haab adını verdikleri takvimde bir güneş yılını 365,2420 olarak hesaplayarak o dönemin şartlarına göre bu günkü bilim insanlarını bile şaşırtmışlardır. Modern astronomiye göre bir güneş yılı tam olarak 365,2422 gündür. Yani dakika ve saniye gibi zaman ölçülerinden yoksun olduğu varsayılan Mayalar'ın hesabı ile modern astronominin hesabı arasındaki yıllık fark yalnızca 17 saniyeydi.

  Bunun dışında Ay döngülerini takip ettikleri bir ay takvimi ve Venüs döngülerini takip ettikleri bir başka takvim var. İlginç bir şekilde, ancak bugünkü modern astronomi hesaplamalarıyla bilinen Venüs yılını da daha o zamanda hassas bir biçimde saptayabilmişler. (Üstelik modern astronomi bunları hesaplarken teknolojiyi kullanıyor, Mayalar'ın ne bilgisayarı vardı ne de gelişmiş teleskopları) Mayalar'ın 584 gün olarak hesapladıkları Venüs yılı, günümüzde 583,92 gün olarak saptanmıştır. Mayalar bilinmeyen bir şekilde Venüs'e Güneş'ten bile daha fazla önem vermişler. Kimileri Mayalar'ın Venüs'e bu kadar önem vermesini kadim zamanlarda bölgeye Venüs'ten gelmiş olabilecek ziyaretçilere bağlar. (Neden Olmasın ^.^) Ayrıca Mayalar iki yeniay arasında geçen süreyi (Kavuşum ayını) 29,53020 olarak hesaplamışlar ki bu süre günümüzde 29, 53059 olarak saptanır.

  Tzolkin (Zolkin) adını verdikleri 260 günlük, manevi rehberlik ve kehanetler için kullanılan takvim sistemleri de önemliydi. Bu takvim kendi içinde 20 günlük ve 13 günlük döngülerden oluşuyor. Her günün farklı bir ruhsal varlığın hakimiyetinde olduğu görüşüne inanan Mayalar bu takvime ayrı bir önem veriyorlardı. Doğdukları gün evrene hakim olan ruhsal güce göre hayatta neden var olduklarını ve nasıl bir yaşam amaçları olduğunu anlıyorlardı. Yani her biri belli bir amaç uğruna dünyaya geldiklerine inanıyorlar ve buna göre yaşıyorlardı. Kaderinde kahramanlık görünen kişi yaşamını buna göre sürdürüyordu vs.. Bu şekilde kargaşa engelleniyordu ve her bireye kendi yeteneklerine göre gelişebilme imkanı veriliyordu. Çünkü herkes yapması gerekeni yapıyordu. (Şimdiki gibi abi ben ne olacağım, benim yaşama amacım ne, bu dünyaya neden geldim, vay ben başımı alıp nerelere gidem, benden bi adam olmaz filan gibi bunalımları, dertleri ve mazeretleri olmuyormuş yani..) 


  Yaklaşık 5125 yıllık 'Uzun sayım' dedikleri bir döngü var. Bu da Mayaların bir başka takvim sistemi. Bunun içinde 'tun' adını verdikleri 360 günlük bir zaman birimi, 'katun' dedikleri yaklaşık 20 yıllık yani 20 'tun'luk bir zaman birimleri ve yaklaşık 394 yıla denk düşen 'baktun' dedikleri bir zaman dilimi var... Uzun sayım 13 baktundan oluşuyor, bu da yaklaşık olarak 5125 yıl ediyor. İşte şu meşhur 21 Aralık 2012 de sonu gelecek diye bahsettikleri takvim de bu.

  Yalnız bu takvimle ilgili vikipedide birimler şu şekilde verilmiş hangi kaynak doğru pek emin olamadım bu yüzden onu da belirteyim: Mayalar'ın Uzun Hesap denilen, oldukça uzun dönemleri içeren bu şaşırtıcı zaman hesap sistemlerinin başlangıç noktası tam olarak M.Ö. 3113 yılının 12 Ağustos günüdür. Tarihler ve süreler bu takvimde Ay, Güneş ya da Venüs yılıyla değil, tekrarlanan uzun dönem katlarıyla ifade ediliyordu. Bu sistemde 7,200 güne 1 katun, 144,00 güne 1baktun, 2,880,000 güne 1 pictun deniyordu. En uzun dönem olan alautun ise 23,040,000,000 günü (yaklaşık 63 milyon yıl) kapsamaktadır. (Diyor sevgili vikipediciğim)



  Ayrıca bilinen tarihlendirmelerden bir tanesi Maya takviminin yaklaşık 16 milyar yıl kadar önce başladığını söylüyormuş. Bu da aslında evrenin başlangıcındaki büyük patlamaya (BigBang!) denk düşüyor. Bir Maya büyüğüyle konuştunuz zaman takvimin tamamıyla sonlanmayacağını, bir döngü bittiğinde başka bir döngünün başlayacağını söylüyor. Yani takvimin biteceği söylenen şu malum günde takvimin son günü bitiğinde aslında yeni bir döngü başlayacak.

  Her döngü bitip yenisi başladığında bunun önemli arınmalara, toplumsal ve dünyasal anlamda çok büyük değişikliklere yol açacağı söyleniyor. (Hurafe bunlar kardeşim)

  21 Aralık 2012 tarihi bize arkeologların verdiği bir tarih, Mayalar son tarihin bu olduğu yönünde hemfikir değiller. Onlar, özellikle İspanyollar geldikten sonra, son tarihin bilgisini kaybettiklerini söylüyorlar. Bu nedenle 21 Aralık tarihine net bir şekilde odaklanmak gereksizdir. Kesin olan bir şey varsa o da Uzun sayım bittiğinde yeni bir Uzun sayım döneminin başlayacağı. Maya takvimleri bildiğimiz takvimlerin aksine sonsuz bir döngü olarak tasarlanmış. (Bana göre birer saat gibi çalışıyorlar, takvim yerine dev birer zaman sayacı olarak düşünülebilirler. Zaman doğrusal değil döngüseldir.)  



  Maya kehanetindeki 'son' bizim algıladığımız gibi ölüm ve felaket anlamında değil, bir güneşin batışı ve yeni bir güneşin doğuşu, yeni bir zaman döngüsü, yeni bir başlangıç yani manevi bir anlamdadır. Bununla birlikte dünya tarihi boyunca gerçekleşen büyük felaketlerin ve tufanların Maya takvimlerinde öngörüldüğü söylenmektedir.

  Bu arada 12 Aralık 2012 tarihine yaklaşırken CERN'de Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) deneyi ile ilgili önemli söylentiler dolaşmakta. Tam da kehanette belirtilen günde LHC'nin ilk kez tam kapasiteyle çalışacağının söylenmesi oldukça ilginç. LHC'nin tam kapasiteyle çalışması sonucu ortaya mini karadeliklerin çıkacağı ve bu yüzden dünyanın sonun geleceği düşünülüyor. Tabii böyle bir tehlike ihtimali varsa bilim insanları bunu göze alacak değillerdir herhalde diye düşünüyorum. Kaldı ki deneyde görev alan hiçbir bilim insanı söylentileri ciddiye bile almıyor, deneyin böyle bir sonuca sebep olacağını düşünmüyor.

  İnsanlar felaketlere neden bu kadar meraklı anlamıyorum. Evren 21 Aralıkta çökerse sırf negatif enerjiden çökecek herhalde. Biraz pozitif olmak lazım. Ben enerjiye inanırım, olumlu düşünelim olumlu şeyler olsun. Merak ediyorum, Mayalar matematiksel zekalarını bu kadar mükemmel kullanabilen bir halk olarak krallarını memnun etmek, ayinlerini yapacakları günleri belirlemek, ekim ve hasat zamanlarını takip etmek ve bunun gibi şeyler için böylesine karmaşık ve harika takvimler yaparken gelecekte bunların insanların kafasını bu denli karıştıracağını ve böyle felaket senaryolarının yazılacağını tahmin etmişler miydi acaba? Daha da merak ettiğim şey bu kadar zeki bir topluluk neden her şeyden çok Venüs'e odaklanmış? Peki haklarındaki her şey incelendiği zaman nasıl oluyor da satır aralarında dünya dışı varlıklarla ilgili ipuçları buluyoruz? Kadim zamanlarda Mayalar'ın sahiden de dünya dışı ziyaretçileri olmuş olabilir mi?

  Bu sorulara bir yanıt bulmak şuan için çok zor...

  Daha foton kuşağıyla ilgili ve dünyanın manyetik kutuplarının değişimleriyle ilgili konulara değinemedim. Bir de Mu efsanesi vardı. Neyse bu seferlik de burada bitirelim ve bir sonraki postta görüşmek üzere sözleşelim :) Sıkılmadınız umarım kavanozdan blogun canları (: Sonuna kadar bıkmadan okuyabildiyseniz minnettarım, dikkat edin kendinize ve hep pozitif düşünün bari bir kısmımız evrendeki enerji dengesini olumlu etkileyelim ;)

~Sessizgemi~

27 Kasım 2012 Salı

Maya Uygarlığı 1~


  Selamlar olsun kavanozdan blogun kuantum kıvılcımları :) Nasılsınız bakalım? İyisinizdir umarım :) Nihayet buralarda olabilmek ne güzel.. Yavaş yavaş dönüyorum artık blog alemine :)

  Eh, bu kısacık merhabanın ardından bu gün yaptığım araştırmalar sonucu ortaya çıkan bu güzel postla baş başa bırakıyorum sizi ;)

   Bu ve bundan sonraki birkaç postta Maya uygarlığı, Maya takvimi, Kehanet ve daha fazlasından bahsetmeyi düşünüyorum...

Chichén Itzá'daki Kukulkán (okunuşuyla Kukuul Kaan) Piramidi'nin kuzey cephesi. Mayalar bu piramidi astronomi ve matematik bilgilerini ortaya koymak istercesine belirli bir sistemle inşa etmişlerdir. Örneğin piramidin dört cephesinin her birinde 91 basamak yer alır. Böylece 4x91’le bulduğumuz 364 sayısına en tepedeki düzlüğü de +1 olarak eklediğimizde yıldaki günlerin sayısı olan 365’i buluruz. Ayrıca, piramidi yönlendirme ve inşa etme tercihleri sayesinde, ilkbahar ve sonbaharda ekinokslarıngerçekleştiği anlarda, güneş ışınları, piramidin çıkıntıları sayesinde, merdiven basamaklarının dibinde bulunan iki yılan başı yontusunun "S’ler çizen bir gövde uzantısı" oluşacak şekilde bir gölge oluşturmasını sağlar. (İki başlı yılan) Bu yılan, piramidin tepesindeki bir tüylü yılan oymasından anlaşılabileceği gibi, Kukulkan adıyla bilinen ilah tüylü yılandır.[1] (Yılanın, vücudunun gökcisimlerinin yörüngelerinin şeklini alabilmesi yani S'ler çizebilmesi özelliğinden ötürü Mayalar’da göksel bir sembol olarak seçilmiş olduğu düşünülür.)

  Maya uygarlığı Maya halkları tarafından kurulan Kolomb öncesi Amerika uygarlıklarından biridir. Bir Orta Amerika uygarlığı olan Maya uygarlığı binlerce yıl boyunca Meksika'nın güneydoğusundan, Honduras, El Salvador ve Guatemala'ya kadar uzanan bölgede hüküm sürmüş. Tarihleri boyunca yüzlerce lehçe üretmişler ve bu lehçelerden bazıları günümüzde halen konuşulan 21-44 Maya dilinin oluşumunu sağlamış. Bu uygarlık M.Ö. 600 yıllarında yükselişe geçmiş, M.S. 3. yüzyılda altın çağına adım atmış, kent-devletlerinin siyasi kargaşalar nedeniyle çöktüğü M.S. 900'e dek geniş bir alanda varlığını sürdürmüş ve İspanyol işgaliyle de sona erme sürecine girmiş. Son Maya devleti 1901'de başkentinin (Chan Santa Cruz) Meksika tarafından işgaliyle ortadan kalkmış.

  Maya uygarlığı birçok bakımdan sona ermişse de yaygın inanışın aksine Mayalar yok olmamışlardır. Halen o ülkelerde yaşamakta ve Maya dillerinden bazılarını konuşmaktadırlar. Eski Mayalar astronomi, matematik, mimari ve sanat alanlarında oldukça ileri düzey bir topluluktu. Özellikle olağanüstü yapılar inşa eden Mayaların en ilgi çekici anıtları dinsel merkezlerdeki piramitlerdir.

  Eski uygarlıklar arasında Eski Mısırlılardan sonra en çok ilgimi çekenler Mayalardır..

  Mayaların yönetici sarayları, duvar resimleri, soylu kişilerin yaşadığı sıvayla süslü konutları, yöneticilerinin şecerelerinin ve askeri zaferlerinin betimlendiği tetun (Ağaç-Taş) adını verdikleri dikili taşlar da ilgi çekici anıtlar arasında yer alır. Mayalar ticaret için ve manevi olarak Ön-Türkler gibi yeşim taşına özel bir önem verirlermiş..

  Mayaların klasik-öncesi dönemi hakkında bir tartışma sürmekte. Arkeologlar tarafından pek rağbet görmeyen bir görüş James Churchward tarafından ortaya atılmış. Churchward'a göre Mayalar yaklaşık 12000 yıl önce Büyük Okyanusun sularına gömülmüş efsanevi Mu kıtasından göç etmiş bir halkın torunlarıdır. Tezini Mexico City yakınlarında bir kazı alanında bulunan 2600 tablete, Maya el yazmalarına ve Uxmal Tapınağı ile Xochicalo Piramiti yazıtlarına dayandıran Churchward, Asya ve Amerika halkları arasındaki benzerlikleri her iki kıtaya da Mu kıtasından göç edildiğini ileri sürerek açıklamaya çalışır. (Ona göre Mu'nun batışından itibaren dünya uygarlıklarında bir ilerleme değil, bir çöküş, yani yüksek bir uygarlık düzeyinden gerileme yaşanmıştır... bknz. gezegenlerin keşfedilmeden önce de biliniyor olmaları gibi pek çok garip şey var.. Bir de bu Mu efsanesi bana Atlantis'i anımsatıyor fakat ikisi de farklı yerlerde bulunan iki ayrı kıta..) Söz konusu benzerlikler için ortaya atılan bir başka görüş de göçün Asya'dan Amerika'ya Bering Boğazı yoluyla yapılmış olabileceğini varsayar. Bir de Amerindiyen dil ailesindekilerle Sibirya'da yaşayanların bir zamanlar aynı dili konuştukları söyleniyor ki o da ayrı bir tartışma konusu..



  Arkeolojik bulgular Mayaların yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir. En eski anıtların tümülüs tarzı yığma mezarlar olduğu, daha sonra ilksel piramitlerin inşa edildikleri sanılmaktadır. Orta Amerikanın pek çok halkının onların temel özelliklerini alıp kendi kültürlerine katmış oldukları söyleniyor (ölüler kültü, mimari, anıtsal heykeltıraşlık, ateş ve su ilahları kültü vs.)

  Maya uygarlığının M.S. 250 ile M.S 900 yılları arası klasik dönem olarak geçer. Bununla birlikte bu dönemde siyasi gücün dinsel grupların elinde bulunması, tüm ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamın dini eksen alarak gelişmesinden dolayı bu döneme teokratik dönem de denir. Din adamı grupları bu dönem Maya devletlerinin yönetimi üzerinde, yani yöneticileri üzerinde, daima önemli bir nüfuz gücüne sahip olmuşlar. Din adamları yönetim üzerinde etkili olmakla birlikte asla yönetici olmamışlardır.

  Maya kentlerinden Palenque’de, Palenque Harabeleri arasında “Yazıt Tapınağı” diye bilinen bir tapınak bulunmakta. 65 metre yüksekliğindeki Merdiven Piramidi’nin üzerinde duran bu yapının geniş taş tabakalar halinde yapılmış bir tabanı vardır. 1952’de bu tabakların altında eksiksiz bozulmamış bir mezar keşfedi. Mezarın içindeki çürümüş cesedin yüzünü çok zarif mozaik bir yeşim maske kaplamaktaydı. Ceset, tahta 12 yaşında çıkan ve M.S. 683 yılında 80 yaşında ölen, Güneş Lordu Pacal isimli Mayalar tarafından çok sevilen bir krala aitti. Bu hazinenin ender güzelliği yanı sıra daha şaşırtıcı olan diğer keşif, mezarın kapağıydı. İsviçreli yazar Erich von Daniken kapağın ortasındaki figürün uzay gemisini yöneten bir uzaylıyı temsil ettiği teorisini ortaya atmış.

Savaşçılar (komutanlar) Tapınağı, Chichén Itzá.

  Maya teokratik merkezlerinin çöküşü ve ortadan kayboluşu hakkında pek çok varsayım ortaya atılmıştır, ki bunlar çöküş ve kayboluş tarihlerine ilişkin olarak genellikle 750 ile 900 yılları arasını işaret eder. Bu çöküşü açıklamak üzere ekolojiyle ve iklim değişiklikleriyle ilgili çeşitli varsayımlar ortaya atılmıştır. Bir varsayım Mayaların tarım ürünleriyle ormanı tahrip etmelerinin ardından yaşanan ekolojik çöküşün dine veya dinsel merkeze etkilerde bulunmuş olabileceğini kabul ederken, bir başka varsayım nüfusun aşırı artmasının toprak ve besin üretimi üzerinde aşırı baskı yaratmış olabileceğini savunur. Mayaların 200 yıl süren bir kuraklık dönemi geçirmiş olabileceği de söylenir. Bu varsayımlar muhtemelen doğru olsalar da teokratik merkezlerin yok oluşunu açıklamaya yeterli görülmemektedir. Törensel merkezlerin boşaltılmasının ardından yaklaşık yüz yıl boyunca Maya merkezleri çeşitli krizlere düşmüşler, boşalmışlar ve orman tarafından istila edilmişler. Klasik dönemin sonlarına doğru Meksika unsurlarının bölgeye sızmasının arttığı görülmektedir..

Tikal: Üç gövdeli, tepesi üç tüy biçiminde yapılmış piramidal tapınak

  Maya geleneğine göre yeryüzündeki canlılar bugüne dek her biri çok uzun zaman dilimlerini kapsayan ve tufan benzeri yıkımlarla sona eren dört çağ ya da dört devir geçirmiştir. Mayaların kutsal kitabı Popol-Vuh'a göre çok eski çağlarda devler yaşarmış ve yarı ilahlar devleri öldürerek "devler çağı"nı bitirmişler. (Çook eski çağlarda insanların üç metre boyunda falan olduklarından söz edilir ne kadar doğru bilemem tabii aklıma geldi birden) Şimdi beşinci çağda bulunmaktaymışız.

  Mayalara göre ölüm...

  "Ölmek" sözcüğü Popol-Vuh kitabını yazanların torunları olan Chorti kızılderililerinde aynı zamanda "Yolculuk" anlamına gelir. Chortiler ölen kimsenin öte aleme, ucu Tanrı'nın elinde olan bir iple çekilerek götürüldüğüne inanırlar. Astral beden kavramı Mayalar'da da mevcuttu. Bireyin ruhuna, ikinci benliğine ya da eş varlığına way adını verirlerdi.

  Mayalara göre ölüm olayından sonra way adı verilen ruh transtaki şamanların yolculuğu gibi kutsal bir yolculuk yapar. Önce Xibalba (Yeraltı alemi) yolunu tutar, oradaki bekçi köpeğin yardımıyla bir ırmağı geçmesi gerekir. Gök katlarından birinde, hak edebilmiş olan ruhsal varlıkların ulaşabileceği, mutlu olunan bir cennet vardır. (Mayalarda bu cennete ulaşabilmek için şehit olma arzusu yöneticilerce kendi çıkarları için kullanılmıştır.) Mayalarda ruh göçü olup olmadığı konusunda farklı görüşler vardır.

Bu arada ne kadar top oyunu varsa hepsini bu insanlar icat etmiş :)
  Mayalar hakkında söylenecek daha pek çok şey var fakat bu post oldukça uzun oldu. Bir de tarih dersi veriyormuşum gibi pek bi ciddi hissettim, neyse sıkılmadınız umarım. Daha ilginç şeylerle daha iyi postlar hazırlayacağım ama onlardan önce ön bilgi olarak bu post yazılmalıydı.. Bu günlük bu kadar yeterli, bir sonraki yazıda görüşmek üzere ;)

~Sessizgemi~