9 Kasım 2012 Cuma

Unutulmayan İlkler~


  Uzun bir aradan sonra yine buralardayım, herhalde galiba sanırsam.. Blogu çok yalnız bıraktım ne zamandır farkındayım ve bu durum hiç hoşuma gitmiyor.. Sevdiğim blogları da hiç ziyaret edemez oldum çok üzgünüm.. Ama bu durumu yakında düzelteceğim inşallah. Neyse, bana bu mimi gönderip sessizliğimden kurtaran Gülsüm'e teşekkür ettikten sonra artık tam benlik olan bu mime geçelim :)

Mim yine klasik soru cevap usullü ve dizilerle filmlerle alakalı ^^

  1) Dizi ya da filmlerde unutamadığınız karakterler/tiplemeler?



  Böyle bir soru duyunca aklıma hep Joo Yoo Rin geliyor, elimde değil :) Ustalıkla yalan söyleyen, yalanlarına kendini bile inandırabilen ve çoğu zaman insanı gülmekten öldürebilen bir karakter.. Başkasının mandalina bahçesine dalıp sonra oradan yürüttüklerini tekrar sahibine satacak kadar da beceriklidir aynı zamanda :D


  Uçuk kaçık hayalleriyle, harika mimikleriyle gerçekten unutulmaz bir karakterdi. Hele o ağlaması yok mu.. Ben zaten ağlayan birini gördüğümde dayanamam ama o ağladığında öyle böyle değil daha sesi titremeye başlayınca izleyici de onunla beraber başlar ağlamaya.. Belki de benim abartım çünkü gerçekten ağlayana dayanamam..

Dizide unutamadıklarım: Her kar yağdığında Joo Yoo Rin'in doğum günü olması,
63. Bina'nın efsanevi hikayesi, Yoo Rin'in batıl inançları, yalanları, tatlı tatlı şarkı söylemesi, Seol Gong Chan'ı iki de bir işletip sonra gözlerinin içine baka baka kahkahalarla gülmesi... Hele Gong Chan'ın Yoo Rin'e inanıp asansörde nefesini tutması ve yaya geçidinde çizgilere basmamaya çalışması falan ^^

  My Girl televizyonda yayınlananlar dışında izlediğim ilk Kore dizisidir. Tvde yayınlananlar hep tarihi dizi olduğu için farklı türde ilk bu diziyi izledim. Romantik komediden nefret ederdim bir de öncesinde.

  Unutulmaz kötü karakterlerimin başında Muhteşem Kraliçe'den Mühürdar Mishil geliyor.. Tarihte önemli bir karakter olan Mishil, dizide gerçekte ölümünden sonra olmuş birkaç olayda yer almış.
Mishil: "Ben bir şeyi çok istersem alırım. Bunun için kaç kere başarısız olursam olayım defalarca yeniden başlarım. Beni Mishil yapan da bu!"
...
"Sadece dudağının kıyısıyla gülümsersen daha güçlü görünürsün."

 Gerçekten inanılmaz bir karakterdi, ben onun kadar güçlü ve asil birini görmedim. Kraliçe olabilmek için elinden gelen her şeyi yaptı ve aslında bana göre onda bir ülkeyi yönetebilecek güç, zeka ve cesaret vardı.
Mishil:"Yeterince güçlüysen savaşırsın, savaşamazsan savunmaya geçersin, savunamazsan teslim olursun, teslim olamadığın zaman da yürür ve ölüme doğru gidersin."

   Deokman hükümdar olmayı bir yerde doğmadan önce bile savaştığı Mishil'a borçluydu.. Mishil'ın ölümü de kendisi kadar etkileyiciydi bence. Elbette onun tarafını tutmuyordum yaptığı kötülükler affedilmezdi, insan hayatıyla oynamak ona göre pek mühim bir şey değildi. Ama sonuna kadar savaşıp en sonunda kaybettiğine karar verince ölümü seçmesi ve olaylara onun tarafından bakılınca aslında kendince haklı olması sarsıcıydı. Bence o saygı duyulmayı hak eden bir kötü karakterdi..

Mishil: "Yönetme sanatini bilmeyenler Mishil'i kötü ilan etmekte bir an bile tereddüt etmezler...!"
...
"Bir yeşim taşının parçalanması gibi. Dört bir yana. İşte benim ölümsüzlüğüm!"


  Veee... Unutulmaz dörtlü! Ahahha :D Rooftop Prince'i izleyenler eminim aynı fikirdedirler.. Veliaht prensesin ölümünün ardından sarsılan veliaht prens bunu yapan kişileri bulmak ve intikam almak için topladığı üç yetenekli adamla birlikte bir soruşturma başlatır. Ve bu dörtlü gizemli bir şekilde kendilerini 300 yıl sonra günümüzde bulurlar...


  Yeni dünyaya uyum sağlama aşamaları oldukça eğlenceli ve kahkaha dolu olan bu Joseonlu adamlar bir yandan Park Ha'nın eziyetlerine maruz kalırken bir yandan da prensesin ölümünü araştırmaya devam ederler..



  Prens Lee Gak'ın Park Ha'nın saygısızca tavırlarına alışamaması ve kızın bağırıp çağırmalarından korkup da o görmeden duymadan Park Ha için Joseon'a ait işkence yollarını düşünmesi, sonra otobüse binerken geçmişten gelen dörtlümüzün ayakkabılarını çıkarması, arabanın arkasına binmek yerine gidip bagaja yerleşmeleri ve bagaj kapısı açılınca yavru kedi gibi bakmaları,



  Trafik ışığı gibi bir örnek kıyafet giymeleri, asansörde kıyafet değiştirmeye çalışmaları, cep telefonunda ekran büyüyüp küçülebiliyor diye bunu televizyonda da denemeleri, televizyonda bir adamın ok fırlattığını görünce prensi korumak için şekilden şekle girip televizyonu parçalamaları, dokununca konuşan oyuncak ayıyı büyülü falan sanıp kılıçtan geçirmeleri, yeni dünyaya uyum sağlamak için uzun saçlarından kurtulmaları gerekmesi ama ölüme gider gibi saç kestirme muhabbetleri,




Lee Gak'ın çalışma masasını karyolanın üzerine kurması ahahah,  .. Ohoo daha neler neler.. vallahi anlatılmaz izlenir, izleyin izlettirin efenim :)



Son olarak da eklemeden geçemeyeceğim, İtalya'da 40 kusür yıl boyunca sadece eşofman diken bir terzi tarafından tek tek işlenen parlak ve leopar desenli o meşhur eşofmanlarıyla Kim Joo Won da unutulmaz :)


Ahh tamam.. Karakterler hakkında çok konuştum değil mi? Sıradaki soruya geçelim :)

  2) İlk dinlediğiniz/sevdiğiniz OST?

  İlk dinlediğim ost tarihi dizilerden birinin ost'ı olsa gerek ama ben daha o zamanlar ost nedir necidir bilmediğim için saymıyorum onları, yine de tarihi dizilerin ostları genelde harika oluyorlar söylemeden geçemeyeceğim mesela Jumong'un, Sarayın Rüzgarı'nın Deokman'ın falan ostlarını hala dinlerim.. Ama ost neymiş onu öğrendikten sonra bilinçli bir şekilde ilk kez My Girl'ün Never Say Goodbye'ını dinledim.



  En sevdiklerimin Rooftop Prince'e ait ostlar olduğunu daha önce söylemiştim onun dışında şimdi bir de A Gentleman's Dignity ostlarını paylaşmak istiyorum.







  Videoları biraz abarttım sanırım :)

  Neyse size daha fazla eziyet etmeden burada kesiyorum yazıyı :))

  Bu mimi yapmaktan hoşlanacaklarını düşündüğüm Hoi Hoi ve Bir Garip Şeyma çingularıma gönderiyorum :) Aslında yapmak isteyen herkes yapabilir. Ne zamandır buralarda olmadığımdan kimler yaptı bu mimi kimler yapmadı bilmiyorum çongmal biane!

Eh ben şimdi sessizliğime dönmeliyim, ilk fırsatta buralardayım ama :)

~Sessizgemi~

30 yorum:

  1. Dönüşün ikinci kez muhteşem olmuş:DDD


    Ne diyeceğimi şaşırdım çingum :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. my love da güzeldir :)

      bunu söyleyen de bildiğim kadarıyla ödül almış :)

      Sil
    2. My love dizi mi tatlım? Anlamadım ki..

      hmm öyle mi olmuş ki hihih :)

      Sil
  2. Eğlenceli bir yazı olmuş. My Girl'den o kadar bahsedildi ki ilk fırsatta izlemem gerektiğini düşünüyorum. İzlemezsem içimde bir şeyler eksik kalacak. Rooftop Prince kısmına canı gönülden katılıyorum gerçekten unutulmaz onlar. ^^ A Gentleman's Dignity'nin de ostları en iyi dizi olduğunu düşünüyorum. Ellerine sağlık,güzel bir yazı olmuş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. My Girl izlemelisin biraz eskimiş olsa da hala eğlenceli :) Aslında tekrardan izleyesim var onu ve Muhteşem Kraliçe'yi ^^ Teşekkür ederim beğendiğine sevindim. Rooftop için aynı fikirdeyiz ne güzel :)

      Sil
    2. İzlenesi o kadar dizi var kii... İnşallah bir gün izleyeceğim. :))

      Sil
    3. Haklısın :) Benim de listemde biriken çok fazla dizi ve film var :))

      Sil
  3. Koreliler bu mimi görseler -başka post lazım değil- seni Kore vatandaşı yaparlardı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Watson :D
      Alemsin :)
      Bu yorumu çok sevdim (:

      Sil
  4. çingu cuuum bee nası özlemişiim seniiii ^^ ben de yokum uzun zamandır şimdi de sınavlarım bastırdı mim için koccaman kamsamnidaa boş zaman yakalıyım bu keyifli mimi okuyuup yapıcam şimdi fizik zamanı daha bu tembel kız çalışacak da oohooo :)) öpüyorumki ben seni çook.şu sınavlarım bitsin sen de meşgulsün sanırım şu sıralar acık rahatlayalım iletişelim sonra tamam mıı hadin sağlıcakla kaaal:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de özledim ben de :)) Oovv sınavlarda başarılar dilerim canım zor iş :) Rica ederim, ben blog aleminde neler oluyo bitiyo fazla göremiyorum bu aralar, yapınca haber ver hemen gelip okuyim merak ediyorum cevaplarını :) Fizik öğğ.. Benim kabusum.. (: Ben de öpüyorum çok, hahah tamam canım, evet ben de yoğunum bu aralar, az kaldı rahatlayacağım inşallah sonra iletişiriz :)) Sen de sağlıcakla kal ^^

      Sil
  5. yoo rin :) hey bu isim kediciğin ismi değil mi?

    ben de hep trt'de görürdüm bu tarihi kore dizilerini çingum ama hiç ilgimi çekmemişti. benim ilgimi Rooftop Prince çekti, ban önerdiğin Kore dizilerindendi o da. konusunu bilmiyordum bak, güzelmiş konusu da. yeni dünyaya uyum sağlamaya çalışıyorlar ha? ilgi çekici. saçlarını kestirdikleri fotoğraf nedense en çok ilgimi çeken fotoğraf oldu . nedense :)

    bir de aşağıda paylaştığın bir dizi hoşuma gitti, hatta geçen hafta yazını ilk okuduğumda dizinin bir kısmını izledim, a dignity of gentlemen adı. öyle bakarken bir baktım izlemişim ilk bölümün yarısını. eğlenceli bir diziye benziyor. ne zamandır film izlemiyorum bir bilsen.. bir dahaki hafta sonu için bir sürü film izlemeyi umuyorum, listemden seçtim, içinde birkaç tane de Kore filmi var, izleyince söylerim sana da. sayende iyice Kore fanı oldum yahu çingummm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çalıkuşum :) Kedim ismini ondan alıyordu evet :)

      Rooftop içlerinde en iyisiydi çingum ^^ Evet sana önermiştim :) Saç kestirmeleri, izlediğimde benim de saçlarımı kestirdiğim bir dönemdi ağlamak gülmek arası gittim geldim hep :)

      Centilmenler ^^ o dizi de ayrı bir alemdi :) Ben de iki üç korku filmi dışında bu dönem pek film izleyemedim çingum, izlemek istediğim çok film birikti. Bir ara vakit ayırıp hepsini birden izlemeye çalışacağım sanırım :) İzleyip beğendiğin filmleri bana söyle, listeme alayım ben de izleyeyim ^^ Hahaha :D Bence içindeki Kore fanı ortaya çıktı yani yeni bir şey değildir bu durum çingumm (:

      Sil
  6. http://www.edebiyathaber.net/ortak-romanin-ilk-bolumu-yayinda/ Gözat ve zihnini yor derim yazar adayı blogdaş :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Watson! Harika bir şeymiş bu :)
      İlginç ve merak uyandırıcı (:
      Elimden geldiğince katılmaya çalışacağım, epey saçmalarım sanırım :)
      Haber verdiğin için çok teşekkür ederim ^^
      Sen katılıyor musun peki yazar adayı blogdaşım?
      :)

      Sil
    2. Benim ne yapacağım belli olmaz ama vakit bulursam deneyeceğim katılmayı :D

      Sil
    3. :D Ben projeyi ilginç buldum ve ortaya nasıl bir şey çıkacak merak ediyorum sırf o nedenle katılmaya çalışacağım :)
      Ama belli olmaz, nedense biraz amatör geldi yazımı, (sanki çok profesyonelmişim gibi:), belki de vazgeçerim, bilmiyorum.. :)

      Sil
    4. Basit bir yazım var, haklısın. Kasti olduğunu düşünüyorum,fikir sunan herkes profesyonel değil :D Kitaba dönüştürüldüğünde daha profesyonel bir yazım kullanılabilir.

      Sil
    5. Kasti mi, olabilir evet :) Ah haklısın ;D Bu yıl bitmeden tamamlamayı planlıyorlarmış bence iyi bir roman olabilmesi için yeterli bir süre değil, bakalım göreceğiz :)

      Sil
    6. Fikir sunumları belki biter ama düzenlenmesi ve etkileyici olması için yeterli süre değil bence de. Ya da kazara 2012 bitimi yazılmıştır :P

      Sil
    7. Hahahaa :D Kazara olduğunu sanmıyorum ama bu bahaneyi kullanabilirler evet :P

      Sil
  7. televizyonda çakıl taşları çalıyor çingum :) nasılsın bakalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heey bizim şarkımız :) İyiyim işte aynıyım Vincenet, dersler sonra yine Vincent, elimde fener önümde defter :D Sen nasılsın, iyisindir umarım?
      :)

      Sil
    2. :) evett :)

      ah şu vincent, elinde feneriyle küçük çingu :)

      iyiyim çingum, mail almışım şimdi daha iyi oldum :)

      Sil
    3. ^^
      Karar verdim bir süreliğine denizde küçük bir gemi gibi kaybolmak yerine deniz feneri olacağım :) Hem şimdiki halime daha çok uyuyor gibi ne dersin? ;)

      İyi olmana sevindim :) Hey ben de mail almışım şirin bir çingudan ^^

      Sil
    4. evetttt, kesinlikle çingum çok uyuyor :) deniz feneri olmaya daha uygunsun zaten sen akıllım :)

      hihi kalp kalbe karşı :)

      Sil
    5. Küçükken deniz feneri resimleri yapmaya bayılırdım, dalgalara karşı dimdik durmaları ve uçurumdaki kayalar kadar yaşlı olmaları çok ilgimi çekerdi :)

      Kalp kalbe karşı ^^

      Sil
  8. valla doktora tezi gibi ayrıntılı, ders gibi, müthiş.
    :)
    mühürdar mishil ne komik isim yaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz abartmışım değil mi hahah :)

      Mühürdar sarayda mühim bir rolü vardı, krala danışmanlık yapıyordu ve şaman gibi bir görevi de üstlenmişti :) Mişıl diye okunuyor adı ^^

      Sil

Öyle okuyup kaçmak olmaz sevgili okur, fikrini belirt, bir selam et, bir ses ver, çekinme :)

Not: Yorum yaparken lütfen Türkçe'mizi koruyalım.

^.^"