28 Temmuz 2012 Cumartesi

Kim Öğretti Gökkuşağına Sevinmeyi?



  İnsan neden yeşili sever? Bir orman resmi bile nasıl oluyor da huzur bulmasına yetiyor? Bazen sadece bir kayayı bile sevebiliyor insan. Şöyle gri, mağrur, iri bir kaya.. Üzerinde yalnızca yıllanmış yosunlar ve ışığa küsen gölgeler vardır belki de. Arkasında bomboş bir tepe de olabilir, bir çöl veya bir nehir de.. Fakat gözler o kayaya saplanıp kalır, başka hiçbir şeyi görmez o sırada. İnsan neden bir kayayı bile bazen her şeyden çok sevebilir?

  Neden elinin altında duran onca şey varken bir ormanı, bir ağacı ve hatta sadece tek bir yaprağı özler? Masmavi gökyüzüne bir kez olsun bakmazken neden okyanusun enginliğini ister? Bazen topraktan çıkan tek bir yosunlu ağaç kökünü bile saatlerce izleyebilir insan. Peki ama neden? Ormanın, yeşilin huzur verdiğini ve yalnızca bir kayayı bile sevebilmeyi kim öğretti bize? Ağaçları, nehirleri özlemek gizli bir kural mı? Eğer öyleyse kim koydu bu kuralı? Kim öğretti gökkuşağına sevinmeyi?

  Sanırım insan elde ettiklerinden çok ulaşamayacağı şeyleri arzuluyor. 

  Bir de, bir kez bile olsa o resimdeki gibi bir ormana gidip sessizliği, daha doğrusu ormanın sesini dinlediyse insan, çimenlerin yumuşaklığını ve rüzgarın serinliğini hissettiyse.. Ve o toprağın kokusunu duyup, yosun kaplı ağaçlara dokunduysa bir kez.. İşte o zaman daha çok özlüyor, daha çok seviyor ve istiyor tekrar görmeyi, gitmeyi.. İnsan adımlarını hatırladığı halde artık hükmedemiyorsa onlara, işte o zaman her şeyden çok adımlarını özlüyor.. Kim bilir belki de insanın ulaşamayacağı şeyleri istemesi başlı başına bir kuraldır. Ve belki de zamanında kurulan güçlü krallıklar sırf bu kurala kurban gitmişlerdir..

  İnsan ulaşamayacağı şeyden vazgeçmeli mi? Yoksa ne olursa olsun ona sıkı sıkı tutunmalı mı?

  Peki ama ben televizyonu kapatacakken neden NHK W.'de bir ağacın dallarından süzülen gün ışığına takılı kaldım? 

  Sanırım insanın bir şeyi istemesinin, özlemesinin veya bir şeyden mutlu olmasının tam bir açıklaması yok.. İnsan bilinmeyen bir evren gibi. Ne zaman ne yapacağı belli olmayan koca bir karanlık. Karanlığın içinde nelerin olduğunu çoğu zaman kendisi bile bilemez ama hepsinin kendinden küçük birer iz taşıdığından emindir..

  Oldum olası her şeyi sorgulayan ve öğrendiği şeyleri neden öğrendiğini, nerede işine yarayacağını anlayana kadar herkesi sorularıyla bıktıran Sessizgemi'den selam olsun.. 

  Dışarıya çıkın ve benim için kurumuş dallar veya çakıl taşları toplayın. Sonra onları teker teker bir nehir ya da denize atın. Her birini suya atarken bir dilek tutun. Ama en önemlisi onlara dikkatlice bakın. Hepsinin birbirinden ne kadar farklı olduğunu ve aslında ne kadar güzel olduklarını fark edin..

~Sessizgemi~

20 yorum:

  1. En mükemmel olarak yaratılmış insan her zaman çok daha iyisini istiyor işte..Çünkü biliyor ki mükemmel yaratılmış bir dünyada her zaman çok daha güzeli olacaktır ...Ve ulaşılan şeylerin pek kıymeti kalmıyor bu da nankörlüğünden insanın...

    doğa öyle güzelki her bir parçasına hayran olmamamk el de değil..Yosun,çakıl taşı ya da nehirin sesi..hepsi bir birinden güzel/hayran olunası güzellikler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Pabuç..

      Belki de tekdüzelikten sıkıldığı içindir hep farklı bir şey istemesi, bu da olabilir bence :)

      İnsanın ruhu cennetten çıkıp gelmişken onun gibi kendini huzurlu hissedeceği bir yerler de arıyor olabilir, kim bilir..

      Evet, hepsi hayran olunası güzellikler..

      Sil
  2. saat 24 sularında arabamla dışarı çıktım. aydın merkeze yaklaşık 9km uzaklıktaki büyük menderes nehri köprüsünden birkaç dal parçası attım dilekler tutarak.

    sıkılmıştım. bunalmıştım. belki dediğini yapmak akıllıca değildi ama. yaptım. işe yarar mı bilmem ama eğlenceliydi. yalnız olmanın güzelliğini barındıran bir etkinlikti. gecenin karanlığında..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yapmışsın, denediğin için teşekkür ederim :)

      Evet, bazen mantıksız olan şeyler insana huzur verebiliyor. İnsan işte, neye ne zaman bir anlam yükleyeceği belli olmuyor..

      Gecenin karanlığında, tek başınayken böyle bir şeyler yapmak, rahatlatıcı ve huzur verici olmuştur eminim :)

      Sıkıntıların, bunalımların yok olması dileğiyle...

      Sil
  3. ne güzel anlatmışsın...bu yazını okurken sezen aksunun bir şarkısı aklıma geldi
    Hiç aç susuz yaşamadım ki
    Hiç parasız pulsuz kalmadım ki
    Hiç aşksız sevgisiz olmadım ki
    Neden neye kime bu özlem

    hep bu özlem var içimizde..huzur bulduğumuz için bu güzelliklerde özlediğimiz huzur olmasın sakın..
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sezen pek sık dinlemem ama bazı şarkılarını severim :)
      Bu da çok güzelmiş..

      Evet, huzuru özlüyoruz ve bu güzelliklere olan sevgimiz de aslında huzuru bulmak için..

      Sevgiler ebola..

      Sil
  4. Canım yine çok güzel ve etkileyici aynı zamanda düşündürücü bir yazı yazmışsın. :) Yazı çok güzel, resim çok huzur verici... Orada olmak isterdim gerçekten ama tek başıma korkardım sanırım. :D
    Ellerine, emeğine, kalemine sağlık çingum. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başına olmak zorunda değilsin ki, sevdiklerini ve arkadaşlarını alırsın yanına ama çevreyi izlerken yarım saat konuşma yasağı koyarsın olur biter ;)

      Teşekkür ederim çingum, beğendiğine sevindim :))

      Sil
    2. Öyle yapim o zaman. :D
      Kabul edersen mimledim seni çingum. :)

      Sil
    3. Daha birini yapmadım ben ne tembel oldum yhaa :)
      Hemen baktım değişik bir mimmiş :)
      Diğerini yapıyorum bir yandan, yarın yayınlarım sonra da hemen bu mim için uğraşırım, hiç bekletmicem bu sefer çingum :) Tabi bizimkiler başıma bir aksilik çıkartmazsa ^^

      Sil
    4. Aceleye getirme çingu istediğin gibi rahat rahat yap. Yok bizde sıkıştırma yok, özgürsün. :D

      Sil
    5. Teşekkürler çingu ;)
      Ama ben kendi kendime huzur vermiyorum ki bir şeyi geciktirdiğim zaman, o nedenle yarın ikisini de bitirmiş olacağım ya da en azından ikincisi ertesi güne kalacak bilmiyorum :)

      Sil
  5. nasıl olur da insan bir yazı okur ve içini dinginleştiren etkisinin yanında bir de gözlerini kapatıp hayallere dalmak ister...

    öyle sevdim ki bu yazıyı,
    öyle parçam oldu ki okurken..
    kalemine, sorgulamana, hayata bakışına-sevdiğin her şeye sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözlerini kapatıp hayallere dalmak.. Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şeydir..

      Rahatlatıcı bulduğuna sevindim :)
      Teşekkür ederim nini :)

      Sil
  6. Fotoğraf çekerken de en çok bulut resimleri çekmeyi severim ben de. Acaba kendime bile çaktırmadan ulaşılmayanı mı arzuluyorum yani? Belki.
    Ne güzel yazmışsın. Klavyene sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki, neden olmasın.. Bulut resimlerini ben de çok severim ama :)
      Teşekkür ederim :)

      Sil
  7. bu yazını defalarca kez okudum. dönüp dönüp bir daha okuyorum.
    kendini çok iyi ifade ediyorsun, kelimelerin de o yüzden böyle güzel şekilleniyor işte.

    yorumsuz bir yorum olsun bu :) çok şey söylemek isterdim halbuki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben seni çok iyi anladım, senin beni anladığın gibi.
      Bence çok güzel bir yorum oldu, iyi ki yazmayı seçtin çok sevindim ki :)
      Ve teşekkür ederim Çalıkuşu (:

      Sil

Öyle okuyup kaçmak olmaz sevgili okur, fikrini belirt, bir selam et, bir ses ver, çekinme :)

Not: Yorum yaparken lütfen Türkçe'mizi koruyalım.

^.^"